Nermin Yıldırım'ın kalemini çok beğeniyorum. Daha önce Unutma Beni Apartmanı ve Rüyalar Anlatılmaz'ı okumuş ve çok sevmiştim. Eserlerini kronolojik olarak okuduğum yazarın 3. kitabı ise Saklı Bahçeler Haritası...
Yazarımız diğer iki kitapta olduğu gibi iki farklı yaşamı, bölüm bölüm sunuyor bizlere. Öyle ki ikisi de ayrı kitap olabilecek gibi. İki farklı yaşam, kitabının sonunda bağlanıyor ve o sürece kadar bu iki yaşam ve karakterler arasındaki bağlantıyı merak etmeden duramıyorsunuz. Bir nevi polisiye tadı veriyor bana okurken.
Gelelim konumuza. Bir yayınevinde genel yayın yönetmeni olan Rıdvan, Esrarengiz mektuplar almaya başlar. 53 yıl önce yazılan bu mektuplar bu kadar zaman sonra nereden çıkmıştır? Yazılanlar gerçekten yaşanmış mıdır yoksa eserini yayınlamaya çalışan gizemli bir yazardan mı gelmektedir?
Bu mektuplarda Behiye ve Suad'ın yaşadıklarını okuyoruz. Bir taraftan II. Dünya Savaşı'nın izlerini sürerken diğer taraftan ülkemizin Cumhuriyet sonrası dönemine şahit oluyoruz.
Tarihi yönü de olduğundan hem bilgilendiriyor hem de sıkmadan olayları bize anlatıyor yazarımız. Diğer eserlerinde olduğu gibi yine altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Bazen insan bir şeyler hisseder ama kelimelere dökemez ya, birçok cümlede kendimden bir şeyler buldum . O yüzden Nermin Yıldırım'ın yeri bende çok ayrı. Mutlaka tanışmanız gereken bir yazar bence.
Ayrıca, Unutma Beni Apartmanı'nı okuyanlarınız varsa o eserde yer alan Rıdvan, Süreyya ve NY karakterleri burada da karşımıza çıkıyor. Karakterlerin hayatının devamını merak edenler bu esere mutlaka göz atsın diyorum.
Sadece, Saklı Bahçeler Haritası benim yanlış zamanda okuyup iki kez yarım bıraktığım bir eser olmuştu. Belki ondan kaynaklı diğer eserlere göre biraz daha durgun ve konu uzatılmış gibi hissettim. Üçüncüye eseri baştan aldığım için bu durumu yaşamış olabilirim, o nedenle sizde daha merak uyandırıcı olabilir.
Yazarın ilk üç kitabı arasından favorimi soracak olursanız, Rüyalar Anlatılmaz diyorum.
Kitapla ve sevgiyle kalın...
İnstagram: @duslerguncesi