Marquez Atölyesi
Puan vermedi·576 syf.·
2025 181. kitabı
“Dramın çoktan yaşanıp bittiğini gözden kaçırmamalısınız, karakterleriniz yalnızca onu hatırlamak için oradalar, bu nedenle iki zamanla yetinmelisiniz.” (s.143) Gabriel Garcia Marquez nam-ı diğer Gabo kurduğu kurgusal eserlerle büyülü gerçeklik evreninin baş köşesine yerleşmiş bir yazarlardan olarak biliniyor, Anlatmak İçin Yaşamak ’ta bu evrenin arka planını o büyülü dünyanın nüvesini taşıyan kendi hayatını merkeze alıyor. Çocukluğunun kasabası Aracataca’dan, ailesine, Muz Şirketi’nin gölgesinden gazetecilik yıllarına kadar yaşadıklarını, daha sonra romanlarında büyülü ayrıntılara dönüşecek o ilk izlenimleri nasıl topladığını gösteriyor. “İnsanın yaşadığı değildir hayat, aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.” Kitabına bu alıntıyla başlayan Gabo yaşadıklarını yalnızca bir hatırat olmaktan çıkarıp bir yazar nasıl doğar? sorusuna verilen samimi bir cevaba dönüştürüyor. Gabo okuyucusuna yaşamanın aslında anlatılacak malzemeyi biriktirmek olduğunu, hatırlamanın da tıpkı kurgu gibi seçici bir sanat olduğunu sezdiriyor. okurunu da bu durumdan pay çıkararak kendi hayatına böyle bakmaya çağırıyor. “Dramın çoktan yaşanıp bittiğini gözden kaçırmamalısınız, karakterleriniz yalnızca onu hatırlamak için oradalar, bu nedenle iki zamanla yetinmelisiniz.” cümlesiyle Marquez kitabının ve hayatının tam kalbini açıyor, yaşanan şey zaten geçmişte olup bitmiştir, yani hayat dediğimiz dramatik nüvelerden oluşan hatıralar çoktan yaşanmıştır, bundan sonrası, o yaşanmışı hangi mesafeden, hangi sesle, hangi sırayla anlatacağımızdır. Kitabında yaptığı da tam bu, o eski çoktan kapanmış dramın hatırlanan hali, yani iki zamanı, yaşanan zaman ve anlatılan zamanı otobiyografik olarak sırf şunlar olmuştu kroniğiyle değil, bunları bugün böyle hatırlıyorum edebiyatıyla aktarıyor. Karakterleri annesi, babası, kasaba, Muz Şirketi’nin gölgesi, genç gazeteci Gabo, hep bu ikinci zamanda, hatırlama zamanında yeniden sahneye çıkarıyor, varlık sebepleri de bu, yaşanmış dramı bugünün anlatısında yeniden kurmak. Böylelikle alıntı, kitabın adını da açıklıyor, insan aslında yaşamak için değil, anlatmak için yaşar. Gabo anılarında okuduğu kitaplara da değiniyor ama öyle kuru kuru şunları okudum demiyor, yol arkadaşıymış gibi aralara serpiştiriyor okuduklarını, teknede giderken yine dönüp dolaşıp şeytani hamim diye andığı William Faulkner’ın Ağustos Işığına sarılıyor, bir yerde annesi çıkıp Conrad’dan alıntı kuruyor, hatıralarında da Joseph Conrad dolaşıyor, boş vakitlerinde İspanyol Altın Çağı’nın o bir daha yazılamaz şiirlerini ezber edecek kadar okuyup içselleştiriyor. Yer yer de ansiklopedilere dalıp isim, mekan, ayrıntı kovalıyor. Büyülü gerçeklik dünyasında gördüğümüz o anlatı zenginliğinin arkasında Faulkner’lı, Conrad’lı, şiirli, ansiklopedili bir okuma sofrası olduğunun arka planında yeşerme halini paylaşıyor. O günleri anlatmaya çalışıyorum ama fazla bir şey hatırlayamıyorum. Artık unutuşa bellekten daha çok inanmaya başladım. (s.389) Marquez, hatırlamayı kurgu gibi işliyor, yaşadıklarını seçip yeniden kurarak hem kendine hem ülkesine ait bir hikaye yazıyor. Belleğin edebiyatla birleştiği yerde kişisel olanın nasıl toplumsal olana açıldığını gösteren bir atölye kitabına dönüştürüyor. Okurken bir yazar atölyesindeymiş gibi hem anılarına eşlik ediyor hem de yazarlık adına yararlanılacak pek çok fikir veriyor. Herkese keyifli okumalar.
Düşünce
Anlatmak İçin YaşamakGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 2021913 okunma
·
467 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.