Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri: İhsan Süreyya Sırma'nın Arşiv Işığında Bir Uyarı
İslam tarihi ve Osmanlı arşivleri üzerine onlarca eser vermiş Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Türk ilim camiasının en üretken isimlerinden biri olarak tanınıyor. 1944 Siirt doğumlu olan Sırma, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu; Fransa'da College de France'ta Jacques Berque ile doktora yapmış, Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce dillerini hâkimiyetle kullanan bir akademisyen.
Kariyerinde Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi'nde İslam Tarihi kürsülerinde görev almış, emekliliğinin ardından da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde danışmanlık yaparak tarihî mirasın korunmasına katkı sunmuş. Eserleri arasında Abbasiler Dönemi, II. Abdülhamid’in İslam Birliği Siyaseti ve Osmanlı Devleti'nin Yıkılışında Yemen İsyanları gibi klasikler yer alıyor; toplamda 30 kitap ve 200'ü aşkın makale kaleme almış.
Sırma'nın kalemi, sadece akademik bir titizlikle değil, aynı zamanda bir tarih şuuruyla yoğrulmuş; bu da onu, güncel meseleleri tarihî bağlamda ele alan nadir yazarlardan biri yapıyor.2017 yılında Beyan Yayınları'ndan çıkan Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri, Sırma'nın misyonerlik faaliyetlerini irdeleyen serisinin ikinci halkası. Daha önce 1995'te yayımlanan Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri ile İngilizlerin Osmanlı coğrafyasındaki gizli ajandalarını deşifre eden yazar, bu kez Amerikan misyonerlerin izini sürüyor. 128 sayfalık kompakt bir eser; karton kapak, kitap kağıdı ve 13.5x21 cm boyutlarında, erişilebilir bir okuma sunuyor.
Kitabın mottosu net: "Son iki yüzyıldır İslam Dünyasında en yıkıcı etkiyi yapan unsurların başında, Batılı Misyonerlerin yaptıkları çalışmaların geldiğinde şüphe yoktur."
Sırma, arşiv belgelerine dayanarak, misyonerlerin dini bir kılıf altında yürüttükleri sömürü ve bölücülük faaliyetlerini masaya yatırıyor.
Eserin ana omurgası, Amerikan misyonerlerin Osmanlı topraklarındaki –özellikle Doğu Anadolu ve Arap vilayetlerindeki– etkinliklerini belgelemek üzerine kurulu. Yazar, İngilizlerin gölgesinde kalmış bu "kardeş" misyoner grubunu ihmal etmenin, İslam dünyasının son iki yüzyılını anlamada bir kör nokta yaratacağını vurguluyor. Kitap, Amerikan Bible Society ve American Board of Commissioners for Foreign Missions gibi kurumların raporlarından, Osmanlı arşivlerinden ve misyoner mektuplarından alıntılarla dolu. Örneğin, misyonerlerin okullar ve hastaneler aracılığıyla yerel toplulukları nasıl "medenileştirme" kisvesi altında kültürel erozyona uğrattığı, Ermeni ve Süryani topluluklar üzerinden nasıl ayrılıkçı tohumlar ekildiği detaylıca işleniyor. Sırma, bu faaliyetlerin sadece dini değil, ekonomik ve siyasi bir sömürü aracı olduğunu savunuyor: Petrol zengini bölgelerde misyoner okulları, emperyalist çıkarların öncüsü olarak konumlanıyor.Temel tez, misyonerliğin bir "sömürü ajanı" olarak evrilmesi. Sırma, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı olaylarını –Sevr Antlaşması'ndan Mondros'a, hatta Yemen isyanlarından Mezopotamya işgalleri– bu lensle okuyor. Kitap, kuru bir belge derlemesi olmaktan uzak; yazarın yorumları, okuyucuyu "düşünmeye" sevk ediyor. "Yılların birikimi ile başkalaşılmış düşünceler eşliğinde bu derin planı daha derin bakarak düşünceleri daha saf hale getirmemiz gerekiyor," diye özetleyen bir okur yorumu, eserin ruhunu yakalıyor.
Zira Sırma, sadece geçmişi anlatmıyor; bugünün "yumuşak güç" stratejilerine –NGO'lar, eğitim vakıfları– bir ayna tutuyor. Bu bağlamda, kitap bir uyarı niteliğinde: Misyonerlerin "her yerde" olduğunu bilmek, kültürel direnci güçlendirir.Güçlü yönleri arasında, arşiv odaklı yaklaşım öne çıkıyor. Sırma'nın Fransızca ve İngilizce kaynaklara hâkimiyeti, metni ikincil kaynaklardan arındırıyor; her iddia, bir belgeyle destekleniyor. Dil, akademik ama akıcı; tarih meraklısı için ideal. Eksiklik olarak, 128 sayfa sınırlılığında bazı coğrafyalara (örneğin Kuzey Afrika) daha az değinilmesi söylenebilir –ancak bu, serinin tamamlayıcı niteliğini göz önünde bulundurunca affedilebilir. Okuyucu yorumları da bu yönde: "İhsan Hoca'nın sunduğu bu eserin hakkıyla okunması gereken bir yapıt," diyor bir eleştirmen; bir diğeri ise "Misyonerlerin plan ve tuzaklarını bilmemiz günümüz için bir hayli katkı sağlayacaktır" ekliyor.
Sonuç olarak, Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri, Sırma'nın tarihî şuurunu yansıtan bir başyapıt. İslam dünyasının emperyalist müdahalelere karşı hafızasını tazeleyen bu kitap, sadece akademisyenlere değil, her bilinçli okuyucuya hitap ediyor. Eğer Osmanlı'nın son dönemlerini ve Batı'nın "gizli el"ini anlamak istiyorsanız, bu eseri elden bırakmayın. Sırma'nın kalemi, bir kez daha, mazideki dersleri bugüne taşıyor: Tanı, ki korun.