Meselâ İncil nasıl tahrif edildi? Çoğumuz sanıyoruz ki İncil sayfalardan oluşan bir kitap hâlindeydi, birileri ellerine silgi alıp, bazı âyetleri sildiler, yerine kalemle kendi cümlelerini yazdılar. Oysa İncil'in tahrifi önce hak âyetlerdeki hükümler nefislerine ve çıkarlarına uymayan din adamlarının onları kafalarına göre yorumlaması ile başladı. Bu küfrün başı Hıristiyanların aziz kabul ettikleri Paul'dür. Paul'ün yani Pavlus'un fitnelerini en güzel anlatan ise Mevlânâ hazretleridir. Mesnevîsinin ilk cildinde münafık Pavlus'un ilâhi hakikati ordan oraya giderek nasıl çarpıttığını mükemmelen anlatır. Pavlus bir yerde "Allah'ın bizim ibâdetimize ihtiyacı yok, esas olan ona aşk ile bağlanmaktır” derken, başka bir yere gider oradakilere de "Allah bizi yaratmış, o zaman ona şükrümüzü hep ibadet ile göstermek lâzım" der. Aslında bu iki cümle hakikatin iki yüzüdür. Yani birlikte doğrudur. Ama Pavlus'un yaptığı gibi tek tek alınınca eksiktir. Çünkü yarım hakikat hakikat değildir.
Sayfa 185