Diriliş...
Kitabı ikinci okuyuşum. Yıllar önce okumuştum ve aklımda kalan tek şey Katyuşa'nın şehla gözleri. Kitap o kadar çok tekrarlamış ki kazınmış kafama.
Katyuşa, bir evin hizmetçisi, Nehdülov o evin hanımlarının yeğeni. Ziyaretlerden birinde Nehdülov Katyuşa'yı baştan çıkarır. Aralarında geçen bir gece Nehdülov'u hiç etkilemezken Katyuşa'nın hayatını alt üst eder. Çalıştığı yerden ayrılır ve hayat kadını olur. Nehdülov da hayatına aynen devam eder.
Yıllar geçer ve bir tüccarın zehirlenmesi davasında karşılaşırlar. Katyuşa'nın suçu yoktur fakat bir cümle eksikliğinden kürek cezasına çarptırılır. (Bu da Nehdülov'un suçu, kadının hayatını mahvetmelere doyamadı.) Suçluluk duygusu Nehdülov'a ağır bir yük olur. Yaptığı yanlışları düzeltmeye adar kendini. Bu süreç onun fikir dünyasında değişiklikler yaratır. Adalet sistemi, devlet kolları, memurlar, toprak mülkiyeti, zenginlik, fakirlik, siyasi mahkumlar, din... Bir çok alanda yapılan yanlışlara şahit olur. Bunları düzeltmek için de uğraşlar verir. Hiçbir şeyden haberi olmayan, konforuna düşkün Nehdülov gider, sorgulayan, çabalayan, düşünen Nehdülov dirilir.
Sistem eleştirisi ve din üzerinde yoğunlaşmış Lev Tolstoy . Akıcı derin bir kitap olmuş okumanızı tavsiye ederim.