·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Kasım 2025 19:02 Yurttan oda arkadaşımın rafta görür görmez beni aklına getirip bu kitabı bana alması beni oldukça mutlu etmişti. Okumak bugüneymiş. Kedilerle ilgili içimizi ısıtan fotoğraflar ve sözlerle karşılaşıyoruz. Kitap boyunca kedicik olmak nedir? sorularına cevap buluyoruz. Her okuduğum maddede kedilerimle olan anılarım aklıma geldi. Kimi yerlerinde hüzünlendim kimi yerlerindeyse yüzümde tebessüm oluştu. Hayvanlar bu evrenin bize sunduğu en güzel armağan diye düşünüyorum. Büyüklerimiz de hayvan sevmeyen insan da sevemez demiş ya. Sokakta gördüğün her hayvanı özellikle kedileri selamlamak, onları sevmek, beslemek ya da alıp eve getirmek bence dünyanın en güzel davranışlarından biri. Onların canını yakan, yok etmeye çalışan kimseyi affetmiyorum. Yaptıklarının fazlası ile karşılaşmaları dileğiyle.
Kitaptan alıntılar
Kedici Olmak;
-Bir hastalıktır ve iyi ki bir tedavisi yoktur.
-Başkaları tarafından "deli" görülmeyi peşinen kabul etmektir. Köpekçiler rasyonel, kediciler deli olarak görülür. Zira köpek size hizmet eder, itaat eder. Ancak kedi itaat etmez, ettirir. Hizmet etmez, hizmet ettirir. İnsanın o kör olasıca kibrini patilerinin altında ezer geçer. Bu yüzden kedici olmak, nefsini terbiye etmektir.
-Sokaklara mama istasyonları kuracak kadar vicdanının sesini dinlemektir. Nasılsa başkası bakar diye düşünmeyip, bugünün mamasını bırakmazsam aç kalacaklar diye düşünmektir. Herkes böyle düşünürse hayvanlar hak ettikleri hayatı yaşar.
-Bu kötü dünyada resmen bir ayrıcalıktır.
-Sokakta gördüğün her kediyle konuşmaktır, hal hatır sormak, caddeye inmeyin ezilirsiniz, birbirinizle kavga etmeyin sakın vs. öğütler vermektir.
-Yaratıcı ile bağdır, nasıl bir his olduğu anlatılamaz, sadece yaşayan bilir.
-Yıllar önce kaybettiğin kedinin aklına ne zaman gelse hala ağlamaktır.
-Etrafındaki insanlara sürekli kedi sevgisi aşılamaya çalışmaktır.
-Kendini tüm kedilerin kölesi sanmak ama aynı anda da hepsine sahip olmak istemektir.
Doğan Cüceloğlu çocukken elinde sapanı ile ağacın başındaki kuşu vurmaya çalışırken üvey annesi onu görüyor. Annesi ona vurma demiş ama Cüceloğlu küçük kuş vuruyorum demiş. Buna karşılık annesi "Yavrum canın büyüğü küçüğü olmaz" demiş. İnsana da hayvana da "Can" olarak baksak hayat bu kadar acı verici olmazdı. Her canlıya "Can" olarak bakabilmek dileğiyle.
Doğa, hayvan, insan sevgisiyle kalın!
Kitapla kalın!