Macbeth - William Shakespeare
Puan vermedi·114 syf.··
2025 32. kitabı
"Bir damla kötülük en soylu varlığı Lekeler ve yıkar bile bazen." Macbeth'te tüyler ürpertici bir güzellik var; sönmekte olan közler gibi, ateşi hâlâ hatırlayan bir karanlık. Shakespeare sadece bir hırs trajedisi yazmadı; kendini kaybeden bir ruhun şeklinide yazdı. Macbeth'te, asil, cesur ve sadık bir adam olarak başlayan, dünyanın kendisine taç emanet edeceği türden bir adam görüyoruz ve aynı tacın suçluluk duygusundan daha ağır bir lanete dönüşmesini izliyoruz. Düşüşü ani değil; bir rüzgar fısıltısıyla başlayıp gök gürültüsüyle son bulan, yoluna çıkan her şeyi, hatta bir zamanlar ona güç veren aşkı bile yok eden bir fırtına gibi. Bu eseri bu kadar derinden etkileyici kılan şey, Shakespeare'in karanlığına ne kadar insanlık kattığı. Macbeth bir canavar değil; o, çok şiddetli rüyalar gören bir adam. Duncan'ı öldürmeden önce ilk tereddüt ettiğinde, korkusunu, vicdanını, acı dolu şaşkınlığını hissederiz. Lady Macbeth, cesaret ve kederin bir hayaleti gibi yanında durur. Sesi keskin, iradesi sarsılmaz, ancak sert sözlerinin ardında sessizce parçalanan bir kalp yatar. "Biraz su bizi bu işten temizler" dediğinde, neredeyse inanırız. Kocasını merhameti unutmaya teşvik eden kadın, sonunda merhamet tarafından mahvedilir. kendi yaktığı ateşle tüketilen bir yaşam. Oyun derinleştikçe her şey daha sessiz, daha yalnızlaşıyor. Hırsın gürültüsü, umutsuzluğun sessizliğine gömülüyor. Bir zamanlar güçlü ve kendinden emin olan Macbeth, kendi yankısının içinde hapsolmuş bir adam gibi konuşmaya başlıyor. Bunlar sadece onun hayatıyla ilgili değil; tüm hayatla, zamanın yavaş geçişiyle, gücün beyhudeliğiyle, varoluşun kırılganlığıyla ilgili. Sanki Shakespeare, Macbeth'in sesiyle, tek bir adamın trajedisinin ötesine ulaşıp varoluşun melankolik ruhuna dokunmuş gibi. Son nihayet gelip de Macbeth meydan okuduğunda, içinde neredeyse bir tür zarafet yeniden beliriyor; sanki yıkımla bir zamanlar olduğu adamı yeniden keşfetmiş gibi hüzünlü bir asalet. Düşüşü tamamlanmış gibi geliyor ama anlamsız değil. Karanlığın kalbine bakmış ve dünyayı kazanıp ruhunu kaybetmenin neye mal olduğunu görmüş. Perde indiğinde, Macbeth solmayı reddeden bir anı gibi kalıyor. Gücü dehşette değil, her birimizin içinde vicdan ve arzu, korku ve özlem, aydınlık ve karanlık arasında aynı karanlık mücadelenin yattığının farkına varmamızda yatıyor.
Edebiyat
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,6bin okunma
·
260 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.