·72 syf.····Okunma: 05 Aralık 2012 00:00 Kitap Kara Veba gibi salgınlardan etkilenip yazılmış gibi. Ama kitapda yazanların olma olasılığı son derece düşük. Sadece tıbbi yönden değil, insanlığın salgın sonrası ilkelleşeceği kurgusu gibi. Kara Veba'nın bile her ne kadar bazı kültrel, sosyal etkileri vb. olsa da insanlar ilkelleşmemişlerdir. Hatta tam aksine salgın öncesi batıl inançlarında pozitif yönde değişmesine etki ettiğini söyleyen tarihçi ve sosyologlar bile vardır.
Kitabın son kısmındaki açıklamaya yaptığım alıntıda yorumladığım kısmı da aşağıya bırakayım.
Corona'ya ölümcül denmesi ile ilgili.
Ölümcül denmesi yanlış bana göre. Her viral ya da mikrobyal hastalığın belli derece öldürücülüğü vardır. Buna 'fatality rate' yani ölümcüllük oranı denir. Mesela grip de corona gibi % 2 civarı ölçülmüş bir orana sahiptir ki, bu aslında son derece önemsiz düşük bir orandır.
Kitaptaki öyküde anlatılan salgın hastalığın ise %100 orana ve hızlı ilerleme oranına sahip olduğu anlatılıyor..
Bazı bulaşıcı hastalıklar çok daha yüksek orana sahiptir. Mesela Ebola gibi.
Bundan ayrı olarak bazı insanlar veya türler bu hastalıklara bağışıktır. Taşır ama etkilenmez. Bunlara dormant denir. Hiv, aids virüsünde bile bu tür vakalar var.
Kuduz mesela bazı türleri etkiler bazılarına ise hiçbir etkisi olmaz.
Bunlar sadece söylenen türde değil farkı protozoa tiplerinde türden türe etkisi ve geçişi gibi daha ayrıntısı da var...
Yani ne kitap da ne de bu açıklama da olan senaryolar olası değil bana göre.