Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 05 Kasım 2025 13:41 Güçlü ve Türk sanatı için klasikleşmiş bir konu, akıcı bir anlatım… Daha önce Livaneli’nin sadece Huzursuzluk kitabını okumuştum. Bu ikinci kitabım ama buna rağmen kaleminin bu eserde daha zayıf olduğunu fark ettim. Giriş çok iyiydi, çok umutlandım ama hikaye ilerledikçe biraz soluklaştı sanki. Dümdüz anlatılmış anılar silsilesi çoğu zaman, “başımıza şunlar geldi, şu kitaplar şu düşünürler beni çok etkiledi, İsveç harika” gibi gibi… Zaten Livaneli de son sözünde bu kitabın kendi hayatından da esinlenerek yazılan bir eser olduğunu itiraf etmiş. Ben bunu son sözü okumadan da tahmin etmiştim az çok.
Ben aşırı edebiyat parçalayan kitaplardan da hoşlanmam ama bu eseri de biraz derinliksiz buldum açıkçası.
Olay örgüsü güzel, bekleyiş temasının işlenişi muazzam. Hızla bitecek bir kitap.