·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Kasım 2025 16:42 Kitabın baş kahramanları Selim ve eşi Leyla. Hikâye, darbe döneminin karanlık günlerinde geçiyor. Livaneli yine kendine has diliyle o dönemin acılarını, baskılarını ve umutsuzluğunu anlatıyor. Ancak kitapta dikkat çeken bir nokta var: yaşananlar sadece sol kesimin gözünden aktarılmış. Sanki o dönemde acı çeken, hayatı altüst olan yalnızca bir tarafmış gibi. Oysa tarih tek taraflı değildir; milliyetçi gençler de aynı dönemde en az onlar kadar acı yaşadı, yıkıldı, susturuldu.
Bana kalırsa, Livaneli’nin anlatımı güçlü ama eksik. O dönemin acısını sadece bir cepheden değil, tüm yönleriyle görmek isterdim. Çünkü acı bir ideolojiye ait değildir; insana dairdir.
Sonunda Selim ve Leyla’nın başka bir ülkede yeniden bir araya gelmiş olmaları beni mutlu etti. Tüm o yıkımın, kayıpların, korkuların içinde bile bir umudun kalabildiğini görmek güzeldi. Belki de en çok o kavuşmayı bekledim sayfalar boyunca.
68 kuşağı ise yalnızca bir dönemin değil, bir arayışın simgesiydi. İnandıkları uğruna yaşadılar, sustular, dağıldılar, öldüler öldürüldüler.. Ama izleri hâlâ sürüyor... İyi okumalar şimdiden..