Selam, bugün size tamamen zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bir kitaptan bahsedeceğim. Bu kitabı aslında 3 yıl önce okumuştum ve daha 5. sınıf olmama rağmen kitaptan nefret etmiş ve karakterlerin saçma salak davranışlarından dolayı okurken sinir krizleri geçirmiştim. Yorumlara baktım ve kitabı seven ve yüksek puan veren bu kadar çok kişinin olmasına çok şaşırdım açıkçası. Tamam, zevkler ve renkler kesinlikle tartışılmaz ama bu kitabın gerçekten hiçbir açıdan bir değeri yok. Kitabın konusuna gelelim.
Büyük bir inşaat firmasının sahibinin kızı olan Nehir, bir trafik kazası geçirip sakat kalıyor, bir daha yürüyemiyor. Bir de Bora var tabii ki de kaslı yakışıklı ve en önemlisi zengin erkek karakterimiz. Nehir’in babasının şirketi batmasın diye bunlar şirketleri birleştiriyorlar ve Bora ve Nehir’i evlendiriyorlar. Bora çapkın, her gün başka bir kadınla ilişki yaşayan biri ve Nehir’e hiç saygı duymuyor, sürekli “çocuk, ufaklık” gibi kelimeler kullanıyor ve kızı engelli olduğu için sürekli aşağılıyor. Kız da o kadar salak ki hiçbir karşılık vermiyor, daha doğrusu veriyor da, sanki ilkokuldaymış gibi sözlerle:) İlkokul çocuğu şu ikisinden daha olgundur yani. Evlendikten sonra da Bora Nehir’e sürekli yasaklar koyuyor, kısıtlıyor, hiçbir şeyine saygı duymuyor. Örneğin kitapta geçen bir diyalog:
“Amacın ne?”
“Eğlenmek.”
“Sen eğlenmeyeceksin Nehir. Sana eğlenmek yasak. Sana odadan çıkmak yasak!”
Yorum yapmak bile istemiyorum.
Kız da hiçbir şey yapmıyor, sanki hoşuna gidiyormuş ama ondan nefret ediyormuş gibi davranmak zorundaymış gibi. Hatta buraya kitapta geçen bir cümleyi daha bırakayım.
“O zaman iyi dinle küçük, bu evliliğin muhtaç olan tarafı sensin. Babanın şirketi batmasın diye benimle evlendin, bu yüzden bu evlilikte Bora Karahanlı kuralları geçer güzelim! Bir, sen benim dışımda kimseyle görüşemezsin; iki; ben senin dışında istediğim herkesle görüşebilirim. Bu kadar basit. Şimdi beni anladın mı, yoksa tekrar edeyim mi?”
Bu sözlerden sonra kız Bora’ya hemen itaat ediyor ama içinden intikam(!) planları yapıyor. Ama bu intikam dediği de o kadar çocukça şeyler ki anlatmak bile istemiyorum. Yani tamamen; sürekli tek gecelik ilişki yaşayan kendini beğenmiş bir adama kendini beğendirme çabaları. Neyse sonuçta bunlar kendini rezil etmekten öteye gidemiyor. Bora sürekli Nehir’i kontrol ediyor, Nehir de buna izin veriyor. Ve kitabın başından beri güya birbirlerinden nefret ediyor olmalarına rağmen, daha ilk sayfalarda kız, Bora’nın kaslarından ve onu zorla öpmesinden etkilendiğinden falan bahsediyor. O kadar cringe’ti ki okurken sinir krizleri geçirdim.
Kızda sürekli bir muhtaçlık ve adamda saplantılı kıskançlık, kontrol bağımlılığı gibi durumlar var ve bütün kitapta bunları okuyoruz. Örneğin bir sahne daha:
“Sen in. Ben halamı bekliyorum.”
“Halan kadındı, değil mi?”
Yok erkek ya halası. Bu kıskançlık değil, bu başka bir şey. Madem birbirinizden nefret ediyorsunuz bu çocukça konuşmalar ne?
Ben bu kitabı ilk wattpad okumaya başladığım zamanlarda okumuştum ve o zamanlar Beyza’nın kitaplarını seviyordum. Ama bunu okuyunca hayal kırıklığına uğramıştım o zaman bile. Yani, hem konusu çok basit, hem yazım dili iyi değil. Yazım dili aslında Beyza’nın genel yaş kitlesine uygun ama konusu asla değil.