Atatürk'ü anlamak için onun yaşadığı deneyimleri deneyimlemek gerekir; fakat bu mümkün olmadığı için sadece yazılı kaynaklardan bilgi edinebiliriz. Öncelikle, Atatürk'ün bu ülkenin kurucusu ve milletin atası olması bir şans değildir. Bu kitap sayesinde bir kez daha bunu görmüş oldum.
Dünya Savaşı'nda yenilmiş, perişan ve tamamen bitmiş bir millete medeniyet getirmek, üstünde artık ot bile yetişmeyecek kadar perişan olan Anadolu'yu sanayi ile buluşturmak her babayiğidin harcı değildir. Millet ve vatan olarak gerçekten o zamanlarda çok şanslıymışız; çünkü Atatürk gibi bir dahi ve vatansever yetiştirmişiz. Böyle bir şahsiyete sahip olmak, her milletin başarabileceği bir şey değildir. Millet olarak Atatürk'e sahip olmak bir gururdur.
Ayrıca, bu kitapta şunu da gördüm: Atatürk, bir dahi olduğu kadar kusurları olan bir insandı. Aslında, bunu ülkede yaşayan her insana anlatmak gerekiyor. Yeri geldiğinde bir çocuk gibi güldüğünü, yeri geldiğinde hatalar yaptığını; ancak her şeyden çok ülkesini ve milletini seven biri olduğunu anlatmak gerekiyordu. Belki bunlar anlatılmadığı için hâlâ Atatürk'ü sevmeyenler vardır.
Son söz olarak şunu da belirtmem gerekiyor: Evet, Atatürk bu ülkeyi kurtardı; ancak onunla beraber bu ülkedeki kadınları da kurtardı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim, kitapla kalın.