Atatürk'ü anlamak için onun yaşadığı deneyimleri deneyimlemek gerekir; fakat bu mümkün olmadığı için sadece yazılı kaynaklardan bilgi edinebiliriz. Öncelikle, Atatürk'ün bu ülkenin kurucusu ve milletin atası olması bir şans değildir. Bu kitap sayesinde bir kez daha bunu görmüş oldum.
Dünya Savaşı'nda yenilmiş, perişan ve tamamen bitmiş bir millete medeniyet getirmek, üstünde artık ot bile yetişmeyecek kadar perişan olan Anadolu'yu sanayi ile buluşturmak her babayiğidin harcı değildir. Millet ve vatan olarak gerçekten o zamanlarda çok şanslıymışız; çünkü Atatürk gibi bir dahi ve vatansever yetiştirmişiz. Böyle bir şahsiyete sahip olmak, her milletin başarabileceği bir şey değildir. Millet olarak Atatürk'e sahip olmak bir gururdur.
Ayrıca, bu kitapta şunu da gördüm: Atatürk, bir dahi olduğu kadar kusurları olan bir insandı. Aslında, bunu ülkede yaşayan her insana anlatmak gerekiyor. Yeri geldiğinde bir çocuk gibi güldüğünü, yeri geldiğinde hatalar yaptığını; ancak her şeyden çok ülkesini ve milletini seven biri olduğunu anlatmak gerekiyordu. Belki bunlar anlatılmadığı için hâlâ Atatürk'ü sevmeyenler vardır.
Son söz olarak şunu da belirtmem gerekiyor: Evet, Atatürk bu ülkeyi kurtardı; ancak onunla beraber bu ülkedeki kadınları da kurtardı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim, kitapla kalın.
Dahi DiktatörCelâl Şengör · Ka Kitap · 20174,420 okunma
Aslında güzel bir kitap olabilirdi; ancak kitapta birçok yönlendirme var. Okuyucuya "Sen düşünme, ben her şeyin cevabını veriyorum" diyen ortalama bir kitap olmuş. Yani gerçek anlamda o kadar övülecek bir yanı yok. Tabii, yaşı genç olan arkadaşlar beğenebilir; ancak belli bir yaş ve tecrübeye sahip kişiler bu kitabı ortalama bir kitap olarak bulur. Ayrıca yazar hanımı da buradan kınadığımı belirtmek isterim. Üçüncü kitabı düşük puan aldığı için insanlara "lavuk" diye hitap etmesi hiç hoş bir davranış değildir.
Eğer içimizdeki olumlu ve olumsuz özellikleri ortadan kaldırma şansımız olsaydı, nasıl bir insan olabilirdik? Dr. Jekyll ile Bay Hyde, bu sorunun gerçekleşmesi halinde başımıza gelebilecekleri kısa ve öz bir şekilde gösteriyor. Vicdanımızı yok edebilseydik, nasıl bir kişilik olurduk? Ya da çıkarcı yönlerimizi yok edebilseydik, kim olabilirdik?
Bana kalırsa, her insanın içinde sürekli böyle sorular dönüp duruyordur. Gri bir kişiliğimiz bizi iyi ve kötü arasında ayırmıyor olsaydı, neler yapabilirdik? Sorular bitmek bilmeyen sorular; cevapları kişiden kişiye değişen cevaplar. Ve benim de bu tür sorulara şöyle bir cevabım olacak: İnsan doğasındaki sürekli iyi kötü çatışması, aslında bir içsel çatışmadır. Hangi yönümüzü beslersek, o şekilde şekilleniriz. Bu eser tam olarak bunu ele alıyor. Gerçekten keyifli bir okuma deneyimiydi. Bu klasik eseri tüm kitap kurdu arkadaşlara öneririm. Okuduğunuz için teşekkürler, sağlıcakla kalın.
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,2bin okunma
Zaman kaybı, bu kağıt parçasına eser"demek, diğer eserlere bence büyük bir hakaret olur. Kesilen ağaca harcanan kağıtlara yazık olmuş. Tavsiyem, okunmaması yönündedir.
Bana Sevmeyi AnlatMüjde Aklanoğlu · Sokak Kitapları Yayınları · 2013522 okunma
Kitabın konusunu, karakterlerini ya da olaylarını anlatmaya girmeyeceğim; zira bu konuda pek çok inceleme mevcut. Benim değerlendirmem, bu eseri okumanın bireye ne tür katkılar sağlayacağına dair kısa ve öz bir bakış sunacak.
Kitabın konusunun temel amacı, "haklılık" kavramının ne kadar göreceli olduğunu ve insanın hangi hikâyeye odaklanırsa ona sempati duyduğunu göstermek üzere kuruludur.
Aslanın perspektifi ile geyiğin perspektifi buna çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum.
Öylesine bir günde can sıkıntısıyla belgesel izlediğimizi ve bir aslan ile geyiğin yaşamını konu aldığını hayal edelim.
Aslanın açlığını, yavrularını besleme çabasını ve günlerce süren başarısız av girişimlerini anlatarak başlarsa; aslan bir geyiği yakalayıp öldürdüğünde onun adına sevinir, bunu bir "hayatta kalma başarısı" olarak görürüz.
Diğer yandan, eğer geyiğin masumiyeti, yavrularıyla olan bağı ve doğadaki huzurlu yaşamı üzerine kurulursa; aslan onu avladığında büyük bir üzüntü duyar, aslanı "zalim" olarak görürüz.
Evet, hayat böyledir işte; doğrular ve gerçekler görecelidir. Hayatta birçok kez fikirlerimizin değiştiğini, rüzgârdaki bir sandal gibi bir oraya bir buraya savrulup durduğumuzu göreceğiz, istesek de istemesek de. Hayat, sabit ve sert fikirleri kırmak üzerinde zalim bir ustadır. Okuduğunuz için teşekkür ederim, sağlıcakla kalınız.
Çocuk HırsızıBrom · İthaki Yayınları · 2021238 okunma