Sawyer

Mesela, genç bir subayken Mısır’a gidiyor, manevralara... Orada bir tayyareye binmek istiyor; beraber gittiği komutanlardan biri elini tutuyor ve “Kemal,” diyor, “bilmediğin aş karın ağrıtır, otur oturduğun yerde.” Atatürk’ün binmek istediği tayyare düşüyor ve içindekiler ölüyor. Mesela, Atatürk bu olaydan sonra hayatı boyunca hiç tayyareye binmemiştir.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
kula kul olunmaz
“Başka bir insandan dua ile medet umamazsın. Dua edeceksen Allah’a et, neye inanıyorsan ona et; ama başka kullara kulluk etme adetinden vazgeç,” diyor Atatürk.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Pek Çoğu Cahil
Fakat bir taraftan da çaresiz, ne yapsın? Bir yerden başlamak lazım. Yanlış yolda olduğunu gördüğü şeylerin önünü kesmeye çalışmış ama cehalet öyle bir şey ki, peşini bırakmıyor. Mani olamıyor; hele vefatından sonra mani olmak neredeyse imkânsız, çünkü yerini bıraktığı adamların pek çoğu cahil.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Kraldan Çok Kralcılar Var.
Fakat Atatürk’ün yaptığı bütün iyi işleri bir de kötü hale getirmek gibi bir huy, gelenek var. O da Türkiye’deki dalkavukluk âdeti.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra elinde kalan Türkiye gerçekten bir enkazdı. Trakya’yı belki bir ölçüde bu iddianın dışında tutabiliriz ama Anadolu’nun taş devrinde olduğu bir metafor değildir. Anadolu’da gerçekten hiçbir şey yoktu.
Sayfa 60·Kitabı okudu