#RomainGary ’nin #ŞafaktaVerilmişSözümVardı romanı, bir annenin oğluna duyduğu sınırsız sevginin ve bu sevginin yükünün hikâyesidir.
Anlatıcı, çocukluğundan itibaren annesinin büyük hayalleriyle yaşar. Annesi, bir zamanlar Rus aristokrasisine mensup bir kadındır; ama geçmişiyle birlikte bütün imkânlarını da yitirmiştir. Geriye yalnızca bir inancı kalmıştır: Oğlu bir gün büyük bir Fransız kahramanı, bir sanatçı, ünlü bir yazar, ve bir diplomat olacak…
Romain Gary, çocukken dans etmeye, müzik yapmaya, jonglörlüğe heves eder ama hiçbirinde uzun süre tutunamaz. Bir ara resim yapmaya heves eder, hatta bu dalda iyi olduğunu ispatlar ama annesi resim yapmanın tıpkı Van Gohg ya da Gauguin gibi sefalet ve anlaşılamamakla bitecek bir ömre yol açabileceğini düşünerek bu sanattan uzaklaştırır. Bu yönlendirmeci tutuma bakarak anne figürünün olumsuz olduğunu düşünmeyiz. Zira anne, oğlu için yarattığı ideal dünyanın ne olduğuna çok önceden karar vermiştir. Yaşadığı kayıplar, eşinin onu ve Roman'ı terk ederek yalnız ve kimsesiz bırakması, hayatın çetin şartları ve kendinin başarılı bir tiyatro oyuncusu olmasına engel olan bir sürü durum... Ancak anne umut dolu bakışıyla her olumsuzu olumluya çevirebilen bir yapıdadır. Paraları olmamasina ragmen oğluna en iyi elbiseleri alır, yemesi gereken gıdaya hep dikkat eder. Yani aşırı fedakar bjr anne profili var karşımızda. Dedik ya olumsuz olan her olayda bur çözüm yolu bulabilir diye,
annesi için her başarısızlık yeni bir başlangıçtır. Onun gözünde oğlunun geleceği, yarım kalmış bir hayatın devamı niteliğindedir.
Annesinin diyabetle ve yoksullukla verdiği mücadele, hikâyeye derin bir hüzün katar. Yinede yazar bunu romantize ederek anlatmayı tercih etmez. Çünkü annesinden ve çevresinden aldığı terbiye ve eğitim buna müsaade etmez. Romain büyürken, aslında annesinin düşlerini taşımayı öğrenir. Ve yıllar sonra, savaş pilotu olarak gökyüzüne yükseldiğinde bile, onun sesi hep kulağındadır.
Anne, oğlu Romain savaşta iken hayata veda eder. Ne var ki, ölmeden önce yaklaşık 250 mektup yazarak İsveçli bir tanıdığına bırakıp belli zamanlarda oğluna postalamasını ister. Nihayet savaş bitip Romain Fransa’ya geri döndüğünde annesinin üç yıl önce öldüğü haberiyle şaşırır. Annesi artık hayatta değildir; ama şafakta verdiği söz, onu hem ayakta, hem de hayatta tutar. Çünkü bazı sözler, yalnızca birine değil, adeta bütün bir hayata verilmiş gibidir...