Hani bazı kitaplar vardır okurken aynı zaman filmini de çekersiniz kafanızda. Gözlerinizin önünde hep o filmin sahneleri oynar durur. Öyle güzel bir tat bırakan harika bir eser Jane Eyre.
Anne-babasını kaybetmiş Jane, yanında kaldığı dayısının da vefatıyla yengesi tarafından istenmeyen bir kız çocuğudur. Daha sonra bir yatılı okula gider, burada uzun yıllar kalır ve öğretmen olur. Hayata atılan Jane’in dramatik hikayesi bundan sonra başlar.
Jane eserde yoksul, sevgisiz büyümüş ancak ahlaklı, güçlü, kaderine boyun eğmeyen, kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür ruhlu bir kadını simgeliyor. Charlotte Brontë sevgi,inanç,akıl dengesini çok iyi kurduğu bu karakteri ile kadını muhteşem bir şekilde resmetmiştir. Toplumdan silinmeye çalışan,baskılanan kadınların sesi olmuştur. Zaten yazıldığı dönem İngiltere’sinde de bu yönden önemli bir rol taşıyor. Aşk teması ön plana çıksada toplumsal cinsiyet rolleri, sınıf farklılıkları, dinin baskısı gibi temalar da yoğun bir şekilde işleniyor. Cinsiyetçi yapıya bir eleştiri niteliğinde muhteşem bir eser.
Eser sade bir dil ile yazılmış ve akıcı bir şekilde ilerliyor.
İçindeki sesi takip eden herkes, kendi olma yolunda mücadele eden her kadın bu klasik başyapıtı kesinlikle okumalı.
Jane EyreCharlotte Brontë · Oda Yayınları · 200242,1bin okunma