Gönderi

Puan vermedi·111 syf.··
2022 16. kitabı
Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar’ı bir roman değil, insanlığın üstü örtülmüş dosyasıdır. Kapak kapanır, ama soruşturma bitmez. Bazı kitaplar bittiğinde sessizlik çökmez; bir uğultu başlar içimizde. Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar’ı işte o uğultunun romanıdır. Kapağını kapatırsın ama sayfalar susmaz; kalbinde yankılanmaya devam eder. Bu roman, olay anlatmaz, delil toplar. Steinbeck, insanlığın karanlık dosyasını yeniden açar; biz de hem katil, hem tanık, hem de kurban oluruz. “Bu dünyada akılla masumiyet aynı bedende yaşamaz; ya biri ölür, ya diğeri kirlenir.” George ve Lennie... Biri aklın adamı, diğeri kalbin çocuğu. George’un sabrı bir fazilet değil, hayatta kalma refleksi. Lennie’nin safiyeti bir lütuf değil, bir trajedinin fitili. İkisi de aynı bedende yaşasa, sistem çökerdi. Steinbeck bunu bilir ve bize insanın kendi çelişkisini gösterir: Akıl ayakta tutar, kalp yıkar. Ve dünya, bu ikisini bir arada taşıyabilecek kadar geniş değildir. “İnsan, birine tutunduğu sürece yaşar. Ama o tutunma bazen boğar.” Roman 1930’ların Kaliforniya’sında geçer ama aslında tüm insanlıktır haritada. Crooks’un teninde yalnızlık, Curley’nin karısının bakışında hüsran, Candy’nin sessizliğinde pişmanlık. Steinbeck bireyi değil, türü yargılar. Irk, sınıf, cinsiyet farklarını bir çağın değil, insanlığın genetik arızası olarak gösterir. Crooks’un şu sözü, Amerika’nın değil, tüm insanlığın itirafıdır: “Benim aranıza girmemi istemiyorlar, çünkü siyahım.” “Bu bir dönem hikâyesi değil, bir tür raporu.” Romanın adı bile ipucu taşır: Farelerin ve insanların planları çoğu kez boşa çıkar. Fare içgüdüyle yaşar, insan umutla ama her ikisi de aynı kapanın içindedir. Steinbeck’in dünyasında özgürlük bir masal, zincir ise kılık değiştiren bir kaderdir. Lennie, Crooks, Curley’nin karısı… Hepsi başka bir esaret biçiminin tutsağı. Kimi aklının içinde, kimi teninde, kimi bakışların ağırlığında hapsolmuştur. Ve o son sahne… George’un tetiğe bastığı an sadece bir ölüm değildir; insanlığın kendi vicdanına sıktığı kurşundur. Merhamet, Steinbeck’in evreninde bazen ölüm maskesi takar. Candy’nin “Keşke işini ben bitirseydim” cümlesi, romanın değil, insanlığın özür mektubudur. Çünkü sevginin dilini unuttuk; geriye sadece şiddet kaldı. "İnsan, sevgisini bile şiddetle anlatır hâle gelmişse, orada toplum değil, tür arızalıdır.” Steinbeck’in kaleminde insan bir fare kadar savunmasız, ama bir evren kadar karmaşıktır. Yalnızlık, aidiyetsizlik, umut ve çaresizlik, dört kelime, tek yara. Roman sessiz bir soru bırakır: Masum ama uyumsuz biri bu dünyada yaşayabilir mi? Holmes büyütecini indirir, Başkomiser Nevzat sigarasını yakar, zehir hafiye gülümser: “Cevabı biliyoruz ama itiraf etmeye cesaretimiz yok.” Belki de Steinbeck’in asıl davası buydu: Hayatta kalmayı çözdük de, insan kalmayı hâlâ beceremedik. Peki sen? Hayatta kalanlardan mısın… yoksa insan kalmayı deneyenlerden mi?
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,5bin okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.