EL KIZI !
Ah kötü kaynanalar!
Ne istersiniz evlatlarınızdan, yuvalarından?
İnsan, evladını severse onun eşini de sevmez mi? Ya da neden düşmanmış gibi cephe alır ona karşı? Bana kalırsa gelin- kaynana ilişkilerinde büyüklerin belirleyici etkisi çok fazladır. Eski kayınvalidemi tenzih ederek yazıyorum çünkü o hâlâ benim annem, en iyi dostum ve sırdaşımdır. Her zaman olumlu yaklaşımı, öğretici tavrı onun bizim ilişkimizde yönlendirici olmuştu. Bu kitabı okuduktan sonra bu konuda çok şanslı olduğumu bir kez daha anlamış oldum. Orhan Kemal' in anlattığı kâbus gibi ailenin üzerine çöken bu kaynana modelleri maalesef ki ülkemizde çok fazla. Ben Nazan karakteriyle gerçek hayatta çok fazla karşılaştım. Orhan Kemal' in "ağlayarak yazdım" dediği bu roman, dönemin sosyolojik ve aile içi çekişmelerini çok güzel yansıtmış durumda. Nazan için çok üzüldüm. Nazan, senin tek suçun hakkını arayamamak oldu. Nazan'ın sonu kötü oldu ama kayınvalidenin de yaptıkları yanına kalmadı. Gerçekten okurken küfür etmekten kendimi alamadığım bir kitap oldu. Resmen Nazan'ı nasıl kurtarabilirim diye sürekli hayıflandığım, bir kocanın nasıl bu kadar basiretsiz olduğunu sorguladığım bir okuma oldu. Çok akıcı olması ve hâlâ bizim gerçeklerimizi yüzümüze vurması nedeniyle sizlere de tavsiye ediyorum. Edebiyatseverlerin “Orhan Kemal’in karakterleri hâlâ aramızda yaşıyor.” şeklindeki yaygın kanaatini en güzel biçimde örnekleyen bu romanı okumadım, adeta yaşadım. Bu ülkedeki Nazan'lar lütfen sessiz kalmasınlar! Kitapseverlere tavsiye ediyorum.