Gönderi

Direkten Dönen Mecmua
Puan vermedi·70 syf.··
2025 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 20:15
Nedamet Dergisi - Sayı 3 (Ekim-Kasım-Aralık 2025)
Nedamet Dergisi - Sayı 3 (Ekim-Kasım-Aralık 2025)
, bugün elime ulaştı ve anında okuyup bitirdim. Bu şekilde edebiyata gönül verenlerin olması çok hoş. Kendileri durumlarından memnunlar mı bilmem ama reklam olmamasından o kadar memnundum ki
Nedamet Dergisi - Sayı 3 (Ekim-Kasım-Aralık 2025)Nedamet Dergisi · Nedamet Dergisi · 202535 okunma
··2 alıntı·
2.896 Gösterim
2 Yorum
Elinize sağlık teşekkür ederiz. Yalnız günün belli saatlerinde yazılan o sözlerin başlığı "Sıradan Bir Şiir" değil aslında, editöryal olarak gözden kaçmış sadece ve içindekiler kısmında adı öyle kalmış maalesef. O yazı şiir türünde bir eser değil yani, şiir saymadık. "Sıradan Bir Şiir" daha evvelki sayılarda benim verdiğim şiir türünde bir eserdi. Dediğim gibi gözden kaçmış. O yazının asıl başlığı ise "Bilmek ya da Ermek", ilgili sayfaya varınca görülebiliyor zaten. Tekrar teşekkür ederim okumalarınız ve fikrinizden ötürü.
Anladım hocam, belirttiğiniz için de teşekkür ederim.
1 yanıtı göster
Enver Gülşen'i çok sevdiğimden ötürü sanırım, yazısı (yazdırması) kulağımı pek tırmalamamıştı. Fakat dediklerinize bakınca haklılık payınız mevcut. Bu noktada şunu belirtmek isterim, yeni yeni yeşeren bir dergi olduğumuzdan ötürü unvanı şair, düşünür veya münekkid olan görece meşhur yazarları aramıza dahil etmek pek kolay iş değil. Detayına hakim olmamakla birlikte haklarına da girmek istemeyerek şunu yazayım ki telif durumunu da göz önüne aldığımızda o kadar ekmeğe bu kadar köfte denmiş olabilir. Hem o yazarlar ya nice kalburüstü dergiye yazı yollayan, ya ciddi telif eser veren, yahut sosyal mecrada ders veren kimseler. Yani bir açıdan, adı sanı bulunduğu bir-iki mecrada ancak duyulan ve tirajı yüzü (sayıyla 100) bulsa yazı sahiplerinin sevinçten birbirini yumruklayacakları bir dergide zaman ayırıp yer almaları başlı başına büyük olay. Gönül isterdi ki daha sağlam işler çıksın ortaya ama şimdilik böyle diyelim. Mazur görüp yok saymayalım elbette. Yoksa nasıl ilerleme olacak. İnşallah sonraki sayılarda bunlar başta olmak üzere daha iyi ve kuvvetli olacak. Dualarınızı eksik etmeyin. Son olarak, kendimi tutamıyorum: ODTÜ'lüden de böyle bir eleştiri beklenirdi zaten diyeceğim. Maşallah ve tekrar teşekkürler.
Önceki 2 yanıtı göster
“İstanbul’dayım”ın maalesefi mi olur efendim? Haberleşir, bir vakit bir yerde denk geliriz inşallah :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.