11. yüzyılda İslam dininin en yoğun, en şiddetli yaşandığı dönemlerden biridir ve bu dönemde dünyaya gelir Ömer Hayyam . Yazdığı rubailerle rubai sanatının (4 mısralı bir nazım yani şiir türüdür. Dünyanın nimetlerinden yararlanma, tasavvuf, ölüm gibi konuları işler) öncüsü olup kendi döneminde dikkat çekse de saymakla bitmeyen birçok yetkinliğe sahiptir. Hayyam'ın yaşadığı dönem itibariyle kişiliği, sanatı ve bilimi hakkında doğru bilgilere erişmek kolay olmamakla birlikte, doğruluğundan dünya genelinde emin olunmuş hususlardan bir tanesi matematik ve astronomi konusundaki ustalığıdır. Hayyam'ın bu alandaki çalışmaları bugün matematik ve geometride, gök bilimciliği tarihinde bir ilk niteliği taşımaktadır.
"Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var, dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam'ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi."
Bu müthiş dizelerin sahibini övgülere boğmayıp da ne yapsın insan? Aklına, bilginliğine, olgunluğuna ve aydınlığına methiyeler düzmemek için kendisine ancak nefret duymak, taraflı, subjektif bir bakış açısından sanatını yorumlamak ve bir bakıma sığ düşünceli olmak gerekir. Ancak buna karşılık kendisi için İslam'ın en katı şekilde yaşandığı bir dönemde dünyaya geldiğini söylediğimiz bu büyük ustanın rubaileri, üzerinden neredeyse bin yıl geçmiş olmasına rağmen hala dilden dile dolaşmakta ve tartışmalara konu olmaktadır. En büyük tartışma konusu ise Hayyam'ın dörtlüklerinde o dönemin katılığına zıt biçimde, cesurca din eleştirisi yapılması, hayatın anlamını, yaratılışı ve inancı sorgulaması, her ne kadar tasavvufi bir simge olarak yorumlayan kesimler de olsa şarap düşkünlüğü olmuştur. Hakkında dinsiz, ayyaş gibi ifadeler kullanılmış; başta batılı araştırmacılar olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde merak uyandırmasıyla hem hayatı hem çalışmaları araştırma konusu haline gelmiştir. Bu merakın altında dörtlüklerinin etkileyiciliği ağır bassa da o dönem için İslam'ı ve ahireti sorgulayıcı yaklaşımı da çok dikkat çekici olmuştur. Kimi kesimler tarafından Hayyam'ın sanatının yakın yüzyıllarda batılılar tarafından çarpıtılarak bilinçli bir şekilde din karşıtı hale dönüştürülmüş ve aslı olmayan çalışmalar olarak değerlendirilmiştir. Doğruluğu hala tartışmalı olmakla birlikte bugün günümüze kadar gelmiş olan bu dörtlüklerin yaklaşık seksen- yüz tanesinin gerçekten Ömer Hayyam'a ait olduğu söylenir ancak dünya genelinde yaklaşık bin tane Hayyam dörtlüğü olduğuna yönelik tespitler söz konusudur. Tabi bu tartışmalar hakkında net ve doğru bilgilere ulaşmayı beklemek manasızdır çünkü o dönemin kaynaklarına tam olarak ulaşmak mümkün olmamış, olamayacaktır.
Dörtlükler sakin ve dingin bir zihin ile okunduğunda gerçekten etkileyici, düşündürücü hisler uyandırıyor okuyucusunda. Tüm dörtlüklerin gerçekten Hayyam'a ait olup olmadığının doğruluğunun net olmaması bu kitap için tek problem olabilir. Zeka kokan, hassasiyetle düşünülmüş ve zihin yorularak yazıya dökülmüş bu cümlelerden etkilenmemek elbette mümkün değil. Fakat bu kadar eski bir tarihte yaşamış bir sanatçının kaleminden dökülmüş cümlelerin gerçekliğinin ne yazık ki tartışma konusu olması biraz rahatsızlık uyandırmakla birlikte salt cümlelerin, anlatımın güzelliği, verilmek istenen mesajın değeri benim gibi bir okuyucu için yeterli olmuyor. Yine de bazı dörtlükleri çok beğenerek okudum, Hayyam'ı çok cesur buldum ve keskin zekasına hayranlık duydum. Benim gibi dönemin şartlarına bağlı olarak dörtlüklerin sahibine ait olup olmadığı tartışmasına takılmadan okuyabilen okurlar için oldukça güzel ve keyif veren bir okuma olacağı düşüncesindeyim.
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,9bin okunma