"...Çünkü öldürmek istediğiniz falan ya da filan kişi değil, bir başkasının kılığına giren sizsiniz kuşkusuz. Biz bir insandan nefret ettiğimizde, kendi içimizde yuvalanıp bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan birinden nefret ederiz. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdırmaz." Yani Mevlânâ'nın da dediği gibi “Baktığın benim, gördüğün sensin.”
Freud’un deyimiyle bu, ruhun kendi bastırılmış gölgeleriyle savaşından başka bir şey değildir. İnsan bazen aynaya bakarken değil, nefret ettiği bir yüzün gözbebeklerinde kendi karanlığını görür. Çünkü her öfke, bilinçdışında yankılanan bir hatıradır ,bizden kopmuş ama hâlâ bize ait olan bir parçanın çığlığı.