Biri
"Senin mum alevin bir başkasının cehennemi olabilir."
Mehmet, anne babasının kaybının ardından arkadaşı Umut ile birlikte tekrar hayata tutunmuş gibidir. Onun yanına taşınır ve onunla birlikte yaşar öfkesini de sevincini de. Denizler ve duvarlar şahittir bu öfkeye ve sevince... Ama bir gün Umut da gider. Habersiz, nedensiz... Ne yapacağını bilemez Mehmet. Geride ona kalan kocaman bir boşluk ve bir defter olur.
Bu defterde Umut'tan bir iz arar ama bulamaz. Yazar, yazar ve yazar... Sonunda hayatına aşk girer ama Mehmet içindeki kelimeleri dışarı çıkaramadığı için ne anlatabilir ne de karşı taraf tarafından anlaşılabilir.
Bazen biri gider ve geriye her şey kalır. Mehmet için de durum tam olarak böyleydi. Peki yeniden başlamak için gereken cesarete sahip miydi?
Kitap boyunca Mehmet'in Umut'un izlerini ararken kendi hayatında yaşadığı içsel yolculukları ve çatışmaları görüyoruz. Biraz melankolik biraz da depresif... Ama kaybedişlerin ardından bir insan nasıl hissederse tam da öyle... Derinden ve sessiz...
Hayat gerçekten iyi şeylerin olma ihtimalinden kaçarak umutsuz bir şekilde yaşanmıyor.
Diyorum ya,
Unutmuşum ne kadar içtiğimi
Sesim de sen olmuşsun,
Dünyam da.
Haok Her Ay Okuyanlar Kulübü