“ Theseus”
8/10
·73 syf.··
Beğendi
·
2025 105. kitabı
Klasik bir Theseus, tipik bir Theseus hikayesi diye başladım kitaba. Mitolojiyi seven biri olarak o tanıdık ritmin beni hemen içine çekmesini isterim ya tam da öyle oldu. Çocukluğundan kahramanlığa yürüyen o eski dünyanın kokusu… yolculuk, kader, Minotor… Hepsi yerli yerindeydi ve bu sadakat hoşuma gitti. Çünkü mit bozulmasın isterim anlatıcı modernleşsin, ama iskelet aynı kalsın. Ama sonra Gide öyle ince bir gölge kaldırdı ki… Bu Theseus, bizim heykellerden tanıdığımız, ışıl ışıl kahraman değil yalnızca. Kendi hatıralarının içinde dolaşan, “Gerçekten böyle miydi?” diye şüphelenen, hatta bazen kendini gölgeleyen bir adam. Bu tonu sevdim. Çünkü destanın kendisine saygı duyan ama kahramanını sorgulayan anlatıları her zaman daha içten bulurum. Ariadne kısmında bunu daha da hissettim. Mitolojide “Ariadne’yi bırakır gider” der geçeriz, ama burada sanki arka planda hafif bir suçluluk, bir utanç kıpırtısı dolaşıyor. Bu yorum hoşuma gitti çünkü hala mitolojik gerçeklik içinde ama insanın karanlık odalarına da kapı açıyor. Minotor sahnesi ise klasik bir sahne olmasına rağmen başka bir ışık altında gösterilmiş gibiydi. Labirentin sadece taş bir yapı değil, insanın kendi iç labirenti gibi anlatılması… Minotorun yalnızca bir yaratık değil, insanın içindeki çarpıklığa benzemesi… Mitolojinin sembolik damarını sevdiğim için bu kısım beni tamamen içine aldı. Gide’in yaşlı Theseus’u konuşturması da hoşuma gitti. Genç bir kahraman başarılarını över; yaşlı biri ise anıların ağırlığını tartar. Bu fark, hikayeye felsefi bir gölge düşürüyor. “Kahramanlığı kahraman yapan şey eylem midir, yoksa onu nasıl hatırladığımız mı?” diye düşündürüyor. Ben böyle sorulara dayanırım zaten. Sevdiğim yanlar çoktu: Mitolojiye sadık duruşu, ama modern şüpheyi eklemesi. Theseus’un çelişkilerini saklamaması. Ariadne’nin gölgede kalan kırgınlığının hissedilmesi. Minotor sahnesinin sembolik derinliği. Anlatımın lirikliği, hafif ironisi. Belki sevmediğim tek şey, bazı itirafların kahramanlığı fazla insanileştirmesi olabilir… Ama dürüst olayım, bu bile hoşuma gitti aslında. Çünkü fazla cilalı kahramanlara inanmam gölgesiyle birlikte daha gerçek olurlar. Sonuç olarak kitabı beğendim. Mitin taşlarını kırmadan anlatıya yeni bir nefes vermek kolay değil. Gide bunu yapmış. Klasik bir anlatıyı bozmadan, arka tarafına bir düşünce kapısı açmış. Mitolojiye duyduğum sevgiyi zedelemeden, aksine derinleştiren bir okuma oldu benim için.
Edebiyat
TheseusAndré Gide · Can Yayınları · 2017211 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.