Gönderi

Atalay'ın Değişen Mizahı
6/10
·260 syf.··
2025 290. kitabı
Atilla Atalay, belki yılların da etkisiyle alıştığımız mizahını terk ediyor. Önceden mahallenin, insanların, küçük tuhaflıkların sıcaklığından bahsederken burada sanki yazar, bir adım geri çekilip bu ülkenin modern tuhaflıklarına uzaktan bakıyor. Yerellik gidince mizahın Atalay’ın o yumuşacık, hafif alaycı gülüşü burada daha keskin, daha soğuk bir ironiye dönüşüyor. İnsanların düşünmeden konuşmasından, birbirinden duyduğu etkileyici cümleleri art arda sıralayıp fikir sanmasından, ezberden yaşamalarından yorulmuş. Bu yorgunluk hikâyelerin dokusuna sinmiş. Yazarın, Aziz Nesin sevgisi özellikle "R" de açık açık ortaya çıkıyor. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ın 2003 versiyonunu okuyor gibi hissediyoruz ki bunu kendisi de hikâyesinde söylüyor. Bürokrasi karşısında silinen kimlik, varla yok arası insan, absürd yanlışlıklar zinciri... Ama o Nesin’e özgü sıcaklık burada yok. Sanki Atalay, sistemin çürümüşlüğünden çok insanların körleşmesinden usanmış. Yazarın kendi çevresinden kopmuşluğu, insanlardan uzaklaşmışlığı hissediliyor. Eski mahallenin tanıdık tuhaf insanları yerine artık sadece tuhaflar var; tanıdıklıkları yok olmuş, insan sıcaklığı gitmiş. Kitapta dikkatimi çeken bir şey daha oldu: Atalay daha o zamanlardan bugünün ebeveynlik faciasını görmüş. Aşırı anlayışlı olacağız diye çocuğunun kölesi olan, her sözünde felsefi bir metin arayan anne babalar O zamanlar baş göstermeye başlamış. O dönemde belki tek tük örneklerdi, bugün ise norm hâline geldiler. Atalay’ın bunu yıllar öncesinde fark etmesine şaşırmadım ama bu tespitin ağırlığı hikâyelere başka bir sertlik katıyor. Mizah, tatlı bir sitem değil artık; bıkkınlığın içinden çıkan kısa, sinirli bir gülümseme gibi. Ağlama Dolabı, Atalay’ın tamamen değiştiği bir dönem kitabı. Yerellik yok, sıcaklık yok; ama çok daha net bir bakış, daha çıplak bir yalnızlık var. Burada eski Atilla Atalay’dan çok, onun dünyaya sırtını dayayıp nefes almaya çalışan, kalabalıktan yorulmuş versiyonu duruyor. Bu yüzden kitap hem tanıdık hem de uzak. Ve bu yüzden mizahi değil hüzünlü.
Ağlama DolabıAtilla Atalay · İletişim Yayıncılık · 2012140 okunma
·
323 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.