Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2025 00:00 Şimdi kitaplığı elden geçirme vakti, leziz bir ızgara yapamayacakları ayırmalı!
Peki Manaraga romanının ateşinde iyi bir biftek pişer mi? Sanki biraz islenir gibi. Ya da Vladimir Sorokin’in eleştirdiği şeyi yapıyorum. Gelişen teknoloji, uyarıcaların artması, yapay zekanın hayatımıza girmesi, tüketim odaklı okumalarla o kült kitapları ticarileştirip değersizleştiriyorum. Gurme okurluğum için birer gösterge olarak da kullanıyorum tabii. Belki de Sorokin tam da eleştirdiği şeye dönüşmüştür, tüketim odaklı fazla derinleştirmeden yazmıştır, ya da iyi bir öyküyü zorlayıp roman yapmıştır daha çok satılsın diye. İhtimaller…
Yıl 2037, yeni bir dünya var artık ve kitaplara yer yok. Bilgi akışını kafalara yerleştirilen böcekler sağlıyor zaten. Kitaplar handiyse yok edilmiş, kalanlar müzelerde korunuyor. Mutfak adlı bir ör*üt bu kitapların ateşinde zenginlere gurme yemekler pişiriyorlar. İlk biftek ilk baskı Finnegan Uyanması’nın ateşinde kızartılmış. O yüce Rus klasiklerinin sonu hep ateş. İlginç bir kurgu, müthiş eleştiriler… Gelecekte kültür alanını neler beklediğine dair çıkarımlar olduğu gibi, günümüzde kitapların metalaştırılmasına, tüketim nesneleri olmalarına, elitist okurluğa ya da yazarlığa dair de bir roman Manaraga. Gurme damak tadınıza uygunsa bir deneyin. Yazardan okuduğum diğer roman Opriçnik’in Bir Günü ise benim damak zevkime daha uygun. Manaraga’ya biraz daha baharat isterdim (rozan var baharat senin neyine!).