Kitap 20. yüzyıl başlarındaki Finlandiya'sını konu alır. İçeriğinde ise yoksulluk, cehalet ve Rus Çarlığı baskısı altında ezilen halkın içki ve sefaletle boğuşan buhranlarını anlatır. Kitapta bataklık ve kayalıklar arasında yer alan, doğal kaynak bakımında fakir bir ülkenin ayağa kalkarak yoksulluktan kurtulması siyasi, ekonomik ve sosyokültürel açıdan gelişmiş bir topluma evrilmesini bize aktarır. Vallahi okur iken en çok zevk aldığım kısımlar ise ülkenin ilerlemesi için çalışma azmi ve heyecanı ile dolan, bencillikten uzak, yorulmak bilmeden halkı için katkıda bulunan toplum için çalışan insanlar oldu. Gelişmek için toplumun sadece bir kesimin yaptıkları değilde özellikle alt tabakanın da gelişmesi ve öğrenmesine de katkıda bulunarak bir bütün olarak aynı hedef için çalışmanın önemini gözler önüne seriyor. Bir ülke bireylerin çabaları ile değilde toplum olarak sadece gelişebilir ancak böyle kalıcılık sağlanabilir. Darısı başımıza ne diyelim. Herkesin okuması gereken kitaplardan birisi, okurken neden Atatürk'ün okullarda okutulmasını istediğini anlıyorsun. Kalın bir kitap değil okunmadı ise okunması taraftarıyım. Çok severek okudum gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum efenim. #k:139900. Petro Grigory Petrov