·344 syf.····Okunma: 15 Kasım 2025 23:13 Adelaide’ i bu kadar sevmek bana da sürpriz oldu.
Daha ilk sayfalardan duygunun bana bu kadar geçeceğini beklemiyordum. Popüler kitaplara biraz mesafeli duruyorum genelde. Adelaide de benim için öyleydi. Ama okumaya başlayınca anladım ki bazı kitapların popüler olmasının bir sebebi var.
Adelaide 26 yaşında Amerika’dan Londra’ya master yapmak için gelen genç bir kadın. Bir yandan eğitimini tamamlamaya bir yandan da farklı bir ülkede tek başına ayakta durmaya çalışıyor. Sorunlu bir ailede büyümüş ve çocukluk travmalarının izlerini hala zihninde, bedeninde taşıyan bir kadın. (Hangimiz değiliz ki?) Kendi karanlığı yetmezmiş gibi bir de Rory adında karanlık mı karanlık bir herifle tanışıyor (kabalığımı mazur görün okuyunca neden böyle dediğimi anlayacaksınız). Rory’de travmalarla dolu bir çocukluk geçirmiş. Hatta bazen öyle anlar geliyor ki bu travmaları Adelaide’inkilerle yarıştırır hale geliyor. “Ben neler yaşadım sen biliyor musun, anlayamazsın, sen nereden bileceksin” gibi klasik toksik erkek kırılganlığı işte. Başta lovebombinglerle başlayan ilişki ghostinglerle devam ediyor. Adelaide kendini ona açtıkça o daha çok kapanıyor. Adelaide ilişki için çabaladıkça o daha çok kaçıyor. Adelaide ona aşık oldukça Rory ondan daha çok uzaklaşıyor. Rory’ni travmalarının üstüne travmalar eklenirken Adelaide hep onun elini tutarken, Rory Adelaide’in duygu durumunun farkında bile olmuyor. Bakmıyor ki görsün. Adelaide’i gittikçe kendi çukuruna çekiyor.
Anladığınız üzere Rory’den nefret ettim. Zaman zaman Adelaide’da kızsam da “Bu da yapılır mı be kızım adam seni 2 haftadır merak etmemiş” desem de onu çok iyi anladım.
Adelaide sade, basit, anlaşılır ama etkileyici bir kitaptı. Etkileyiciliği gerçekliğinden geliyor bence. Hepimiz böyle ilişkileri yaşamış olabiliriz ya da çevremizde yaşayan arkadaşımız mutlaka olmuştur. Bunun yanı sıra kitabın bu kadar güncel olması da beni etkiledi. Adelaide’ın benim okuduğum kitapları, filmleri izlemesi hoşuma gitti. Güncelliğini çağdaşlığını şöyle özetleyebilirim: Adelaide de Fleabag izliyor (tiyatro versiyonunu) Adınla Çağır Beni en sevdiği kitap mesela, Arkadaşı “Arkadaşlarla Sohbetler’i sevdiysen Normal İnsanlar’ı da seversin” diyor ona.
Aynı yaşlarda, aynı çağda yaşadığım bir hemcinsimin aydınlığa kavuşma hikayesini okumak bana çok iyi geldi. Yanımda yakınımda benzer toksik ilişkiler ağı içindeki tüm genç kadınlara okutmak istiyorum bu kitabı. Adelaide kesinlikle kurgusal bir karakter değil, o hayatın içinden kopup geldiği için bu kadar popüler oldu. İyi ki de olmuş. Umarım Adelaide karanlıkta kalmış, ışığını arayan birçok genç kadına umut olur.