Şermin Yaşar’ın Söyleme Bilmesinler kitabını yeni bitirdim. Duygusal olan ben miyim, yoksa kitap içimde çoktan unutulduğunu sandığım bir yaraya mı dokundu bilemiyorum; ama okudukça insanları, sokakları, hatta sessizliği bile başka görmeye başlıyorsunuz.
Sanki herkes, yarım kalmış hikâyesini fısıltıyla kulağınıza bırakıyor. Öyle süslü sözlerle değil; öfkesiyle, neşesiyle, acısıyla tutup çocukluğuna götürüyor sizi. “Bak, ilk burada yaralandım; işte burada kabuk bağladım,” der gibi, bugünkü hâline dönüşünün izlerini önünüze seriyor.
Sanırım bunca satır yazdığıma göre, düşündüğüm kadar az duygusal değilmişim…