Kitabı okumaya başladığımızda bildiğimiz ilk ve kesin şey, yazarın babasının öldüğü bilgisidir. Yazar bu bilgiyi daha ilk sayfada “Babam bahçıvandı, şimdi bir bahçe.” cümlesiyle okurun omzuna yüklüyor. Bu yük, yazarın eserin içine serpiştirdiği komik anılar ve vurucu cümlelerle hafifliyor, hafifliyor ve nihayetinde son sayfaya geldiğinizde kitabın sayfaları arasına bırakıyorsunuz. Tam yükten kurtuldum derken daha acı ve daha tanıdık bir yükle karşı karşıya kalıyorsunuz: Omuzlarınızdaki ve yıllardır bırakmaya korktuğunuz kendi yükünüz. Onunla ne yaptığınız ise size kalmış; kimsenin yüküne kimse karışamaz nihayetinde :) Kolaylıklar diliyorum.