Hiç yormadan düşündüren, sıcacık bir romandı. Sanki böyle çıtır çıtır yanan bir şöminenin karşısında okuyorsunuz gibi kitabı. Çok büyük şeyler anlatmadan, cevabı bulmak için kendimizi çok da yormadan sanki, gerekli soruları sorduruyor.
Yeterli olan nedir? Yeterli olmanın kriteri nedir? Başarılı olmak kimin düşüncesi üzerinden ölçülmeli? Ne zaman artık bu kadarı yeterli demeli?
Yazarın söylediği gibi “Onlar, kendi hayatlarını ölçtükleri standardın kendi yüreklerinden doğmasını yeterli buluyor.”
Umarım bunu hepimiz başarabiliriz…