Belki sekiz puanlık bir kurgusu yada işleyişi yoktu ama olsundu. Bolca hemde baya bolca datlım, kıymatlım Kai yi ve tabi ki Pae yi okumak bana sekiz puanlık hissiyatlar yaşattı, o yüzden kitaptan da ruh halimden de fazlasıyla memnunum.
Bence sayın yazar serinin ilk kitabıyla patlayan Kai ve Pae nin aşırı flörtöz, bir itmeli bir çekmeli hatta bolca kesmeli romantik atışmasına iyice doyulsun diye bu kitabı yazmış. Zira kitapta
Pae kaçıyor Kai yakalıyor,
Pae yaralıyor Kai yaralıyor,
Pae Kai nin yaralarını sarıyor Kai Pae in yaralarını sarıyor,
Pae nefret etmek istiyor Kai nefret etmek istiyor,
Pae in kanını başkası akıtınca Kainin gözü dönüyor Kainin kanını başkası akıtınca Pae nin gözü dönüyor,
Pae Kai nin hayatını kurtarıyor Kai Pae inin hayatını kurtarıyor,……
Kesinlikle ikiside hamamböceği gibiler ölmüyorlar, ölemiyorlar, içten de dıştan da ne kadar yaralansalar hep devam etmeye devam ediyorlar. Ama bir şekilde kitabın sonuna doğru baya sonuna doğru ama :( ikiside affetmeyi, sevmeyi ve sevilmeyi öğrenmek istiyorlar…
Bizim oralarda (Rizede) iki kişinin karşılıklı olarak hicivle birbirlerine sağlam laf sokaraktan atma türkü söylemeleri çok meşhurdur. Pae ve Kai nin ilişkisindede bu ritmi hep duydum, sağolsunlar hiç çizgilerinden ve tavırlarından vazgeçmediler. O yüzdendir ki aşırı bayılıyorum onlara. Ama tabi ki Kai ye daha bi fazla bayılıyorum, onu bi netleştirelim de karışıklık falan olmasın.:)
Ha bir de Kitt vardı dimi :) yavaştan yavaştan kafayı yiyen masum yeni Kral.
Üçüncü kitabı o kadar gömen var ki okumaya çok tırsıyorum. Ama koca kadınım sonuçta kendi elimi kendim tutup burnumdan üç nefes alıp ağzımdan bir nefes vererekten okurum olur biter.:))