Beyaz Zambaklar Ülkesinde Bitti. Ne kitaptı ama! Bu şaheseri Türk Milletine tavsiye eden Yüceler Yücesi Mustafa Kemal ATATÜRK'e karşı benim bir "ATATÜRK'ÜN TÜRKÜ" olarak, saygım, sevgim, hayranlığım, çok, çok, çok, çok daha arttı arttı arttı. Bir insan milletini halkını bu kadar çok sever mi? Bu kadar çok düşünür mü? Halkının refah, mutluluk, zenginlik içinde, bilgili, eğitimli aydın ve zeki olmasını bu kadar çok ister mi? Bu kişi ATATÜRK olursa ister ve bu kitabı halkına tavsiye eder.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde gelince Grigory Petrov Finlandiya ve Fin halkını anlatıyor. Ruhen, bedenen ahlaken, dinen ve vicdanen çürümüş, her türlü hastalığın pençesine düşmüş, yokluk yoksulluk ve yolsuzluk içinde boğulan bir halkın, Başta din adamı papaz McDonald, öğretmen Snelman, tüccarlar Yarviren, Tomas Gulbe ve Ukkonen önderliğinde tüm halkın köylülerle beraber el ele vererek
Nasıl silkelenip dünyanın en zengin, en mutlu, en başarılı ülkeleri arasına girdiğini anlatıyor.
Tarih, felsefe psikoloji, sosyoloji, antropoloji, siyaset bilimi, ve dahası din adamlarının, memurların, politikacıların düzenbazlığı, sahtekarlığı herşey mevcut bu kitapta.
Hayatta karşımıza içimizdeki ışığı söndürmek isteyecek daima kötü ruhların çıkacağını ve onlarla nasıl mücadele edeceğimizi ve nasıl kazanacağımızı. ne yapacağımızı, kötü ruhları nasıl alt edeceğimizi açık, açık, açık, yazıyor söylüyor bu kitap.
Kitabı Tavsiye eder miyim? ATAM'ın tavsiye ettiği kitabı okuyun yada okumayın demek benim haddime düşmez. Sadece şunu diyeyim: "Okumayan çok şey kaybeder kardeşlerim"...
Beyaz Zambaklar Ülkesinde veda ederken her zamanki gibi sizlere ana fikir alıntıyla veda etmiyorum. Çünkü kitabın her sayfası, her satırı, başlı başına bir ana fikir alıntı...
Saygılarımla...