Kısacık bir kitap nasıl bu kadar mükemmel olabilir inanamadım. Jack London kitabı 1912’de yazıyor ama konu 2013’te geçiyor. Kızıl veba denen bir hastalık kısa sürede insan nüfusunu yok olma noktasına getiriyor. Yüzde başlayan kızıllık kısa sürede bedene yayılıyor ve ayaklardan başlayan hissizlik kalbe ulaşınca kişi ölüyor. Kızıl veba böyle bir hastalık ve kızıllık başlayınca 15-20 dakika içinde bulaş yaşayan kişi ölüyor. İlginç olan ölüm anına kadar bilincinin açık olması. Profesör Smith hayatta kalan çok az kişiden birisi. Kitap Smith’in üç torununa vebanın başlaması ve modern dünyanın yok olmasını anlattığı bir hikayeyi içeriyor. Küçücük kitapta sayısız mesaj okuyorsunuz. Tehlike anında insanoğlu nasıl korkunç bir canavara dönüşüyor, modern dünyadan nasıl bir anda avcı-toplayıcı topluma dönülüyor, ilkel bir toplumda fiziksel güç ve zorbalık medeni bakış açısını nasıl yeniyor… bir solukta okuyorsunuz. Kitabı okuyunca farkedeceksiniz ki; insan merkezli yaklaşımlar dünyayı anlamak için yeterli değil. Çünkü ilk tehlike anında hepimiz kollektif bakışaçısından bireyselliğe döneceğiz… iyi okumalar :)