·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Kasım 2025 22:10 Kitabın kapağını kapattıktan sonra bir süre öylece oturup boşluğa bakma ihtiyacı hissettim. Ben ne okudum böyle… off.
Agustina Bazterrica’nın Leziz Kadavralar’ı, nasıl tanımlanır: ürkütücü. Yazar, insanların artık hayvan eti tüketmediği ama bunun yerine akla hayale gelmeyecek kadar karanlık bir çözüm ürettiği bir dünyayı anlatıyor. Günün birinde dünyadaki tüm hayvanlara bir virüs bulaşır ve artık hayvan eti yenmez. Peki insanların et ihtiyacı için çözüm nedir? Yemelik insan üretmek.
Başkarakterimiz bu et tesislerinden birinde üst düzey bir çalışan. Biz de bu tesislerde yaşanan dehşeti karakteri takip ederek öğreniyoruz. Romanın en sarsıcı tarafı, olayların soğukkanlı bir normallik içinde aktarılması. Belki de bu yüzden bu kadar rahatsız edici. Bu metin son derece iyi kurgulanmış bir distopya ama yazar aslında dünyayı baştan sona yeniden kurmuyor; sadece bildiğimiz dünyanın dengesini bir tık kaydırıyor ve o küçücük kayma tüm okuma deneyimini altüst ediyor.
Benim için kitap, ürkütücü kelimesinin bile hafif kaldığı bir ters köşe deneyimi oldu. Okudukça nefesimin daraldığını, bazı sahnelerde sayfayı kapatıp kısa bir mola verme ihtiyacı duyduğumu hatırlıyorum. Fakat tüm bu zorlayıcılığına rağmen elinizden bırakması da kolay değil. İnsan doğasına, alışkanlıklara ve kabullere dair sert ama sakin bir tokat gibi. Off… gerçekten ben ne okudum böyle.