8/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 11:57
Tarihi Davalar, bir İngiliz Hukukçusu John Macdonell'in (1846-1921) verdiği konferanslarından yedi tanesinin Oxford Üniversitesi tarafından kitap hâline getirilmesiyle meydana gelmiştir. Eser, İngilterede ilk defa 1931 senesinde yayımlanmıştır. Bizde ise sadece bir defa, 1941 yılında, Avukat Mehmet Osman Dostel tarafından tercüme edilmiş ve İstanbul Barosu Neşriyatınca yayımlanmıştır. Tarihî Davalar, isminden de anlaşılacağı üzere meşhur olmuş bazı davaları içeriyor. Bu davalar; Sokrat, Tampl Şövalyeleri, Jeanne d'Arc, Giordano Bruno, Galilei, Servetus, Sihirbazlar Aleyhindeki Davalar olmak üzere 7 adetten ibaret. * Sokrat Sokrat'ın muhakeme esnasındaki müdafaa sözlerinin de yer aldığı çok güzel bir bölümdü. Yazarın da verdiği bilgilere göre o devirde daimi bir meslek olarak hakimlik yoktur, belli bir yaşı olan ve farklı meslekler icra eden insanların muhakeme ettiği, muhakeme usülü ile gayet iptidai, alınan hatalı kararları itibariyle de adalet ile alakası olmayan ve vahim neticeleri bulununan mahkemelerdir bunlar. Zaten Sokrat da muhteşem müdafaası ile kendisine ölüm cezası verenlerin haksızlığını ve kendisinin masumiyetini bugüne kadar yaşayan bütün insanlara ispat etmiştir. * Tampl Şövalyeleri Yâni Templiyeler, yâni Tapınak Şövalyeleri, yâni Tapınakçılar. Bunların kimi görüşe göre masonik, kimi görüşe göre de hıristiyanlık başlığı altında, tarikat olarak, 1118 senesinde Kudüs'te "bir kardeşlik cemiyeti" sloganıyla kurulduğu görünüyor. Kuruluş yerine bakınca masonik olmaları daha yüksek ihtimal diye düşünüyorum. Tarikatın kurucu başı ise Hugues de Payens. Kurucu ortağı ise "Patron" Aziz Bernard olarak da isimlendirilen St. Bernard. Günümüzde büyük bir güç hâlinde hâlâ mevcut olduklarını düşünüyorum. * Jeanne d'Arc Davası Jeanne d'Arc (1412-1431), Fransa'da bir köylü ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Fransa'nın 1428 senesinde İngiliz işgaline uğradığı sıralarda devrin Fransa kralı VII. Charles'a çıkarak, Fransa'nın işgalden kurtarılması için mânevî cihetten vazifelendirildiğini söyler ve kral onu ordunun bir ferdi olarak Oerlans kuşatmasına gönderir. Burada ordu başarılı olur ve İngilizler mağlup edilir. Bu hadiseden sonra kral onu Paris ve Charite kuşatmalarına da gönderir fakat bunlar mağlubiyet ile neticelenir. Daha sonra bir İngiliz müttefiki olan Burgonyalılar tarafından kuşatılan Compiegne'i kurtarmak için gönüllülerden teşkil eden bir birlik meydana getirir fakat başarısız olur ve ele geçirilerek İngilizlere teslim edilir. Jeanne d'Arc bu kadar şey yaşadığında henüz 18 yaşındadır. Bir sene kadar zincirli bir şekilde, işkenceler edilerek hapsedildikten sonra İngilizler kendisini Engizisyon mahkemesinde muhakeme eder. Ve neticede bir kazığa bağlanıp yakılarak öldürülür. Peki bu kadar "adam" ın bu büyük başarısı ! neticesinde 19 yaşında öldürülen bu kızın suçu neydi? Bu kız sadece vatanını müdafaa için savaşlara katılmıştı, e zaten bu bütün ordunun ve yeri geldiğinde bütün milletin yapması gereken şey değil miydi... İşte bizim insanlarımız bugün, bu 19 yaşındaki kızı yakarak öldürenlerin nesline hayranlık duyup Avrupalılaşmaktan dem vuruyorlar. Ve hattâ tarihimizde bu benzeri lekeler olmadığı halde atalarına burunlar kıvrılıyor. Yazar bu Jeanne d'Arc hadisesinin mahkeme safhalarını bir nevi kısaca analiz ediyor. * Giordano Bruno Davası Giordano Bruno (1548-1600),İtalyan rahip ve filozof. Mevcut inanışlardan farklı fikirlere sahip olduğu için, o gün gelir ve bir ihbar ihaneti ile yakalanır. Ve Avrupa'nın meşhur Engizisyon yani kilise mahkemesinde yargılanır. Yaklaşık 6 sene hapiste tutulur. Sonra Engizisyonun tabiriyle "kan dökülmeksizin" idamına karar verilir ve yakılarak öldürülür. Bunlar gerçekten insan değil! Hayvan zaten olamazlar, çünkü hiç bir hayvan bunu yapmaz. Bunlar insan görünümlü sapıklaşmış kafalar... * Galilei Davası Galile (1564-1642), meşhur İtalyan fizikçi ve astronom. Malûm, güneşin sabit dünyanın ise onun etrafında döndüğünü devrin Avrupasına izah etmeye çalışırken o da kendisini Engizisyon Mahkemesinde buluyor. Engizisyon bir kilise yani sözde dinî mahkeme olmasına rağmen, hastalıklı bir kafa yapısıyla mevcut bildikleri ve inandıkları herhangi bir mevzuda farklı bir fikir ortaya çıktı ise hooop üzerine saldırıyorlar. İddiaları da şu oluyor: "Sen dinden dönmüş bir dinsizin çünkü yanlış düşüncelerle insanları kandırmaya çalışıyorsun". Velhasıl bu mahkeme neticesinde Galilei fikirlerinden ve yazdıklarından caymaya zorlanmış ve hayatının geri kalanını ev hapsinde geçirmeye mahkûm edilmiş. Belli ki Engizisyon seneler geçtikçe biraz da medenileşmiş çünkü biraz daha evvel olsa muhtemelen yakarak öldürürlerdi. * Servetus Davası Miguel Servetus (1509-1553), İspanyol ilâhîyatçı ve hekim. Avrupa'da kan dolaşımını doğru olarak inceleyen ilk hekim olduğu görülüyor. İsa Aleyhisselâmın bir tanrı olmadığı inancı, onu, Engizisyon Mahkemesinde yargılanmaya götürdü. Ve muhakeme neticesinde alınan karar gereği kitaplarıyla birlikte yakılarak dünya kurtarıldı! * Sihirbazlar Aleyhindeki Davalar Bu bölümde de yazar, Avrupa'da, 16 ve 17. asırlarda sihirbazlık üzerine açılmış bazı davalardan misaller veriyor. Kitap, benim için gayet bilgilendiriciydi. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Tarihi DavalarJohn Macdonell · İstanbul Barosu Neşriyatı · 19413 okunma
·
223 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemede ki tespitler o kadar doğru ki tebrik ederim.
Serdar
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim.
Bizim için de oldukça bilgilendirici oldu hocam, güzel inceleme . Kaleminize sağlık.
Serdar
Gönderi Sahibi
Rica ederim, iyi okumalar dilerim.