Puan vermedi·254 syf.····Okunma: 19 Kasım 2025 14:47 Roman, Kırım Tatar Türklerinin Rusya da gördüğü zulümle başladı. Kendi dilini konuşamamanın hüznünü, minarelerden ezan sesi yükselmemesinin acısını çok dokunaklı bir şekilde ifade etti. 2. Dünya savaşının başlamasıyla romanın baş karakteri Sadık Turan'ın Rus subayı olarak Almanlara karşı savaşmasıyla devam etti. Esir kamplarının o insanlık dışı manzalaralarını, insanı insanlığından utandıran sahnelerini gözlerimde canlandırdı. Romanda Kırım Tatar Türklerinin hem Rusya için savaşırken hem Almanlara esir düşüp esir kamplarında yaşarken hep bir memleket, ırk özlemi ve sevgisi içinde olduklarına bol bol değindi.
Duygusal, dokunaklı bir romandı.
Ufak bir kişisel yorum yapacak olursam: Daha önce soydaşlarımızın hazin hikayelerini konu alan çok kitap okudum belki sırf Türklere Türkleri anlattığı için belki ırkımın acılarını çok gerçekçi ifadelerle ortaya serdiği için o kitapları daha bir benimsemiştim. Belki de 2. Dünya savaşını anlatırken Türk erlerinin Rus subayı olmasını içime sindiremediğim için bilemiyorum bir Emine Işınsu hazzı alamadım. Bunun dışında kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.