·264 syf.····Okunma: 19 Kasım 2025 19:14 Mustafa Kemal dünya tarihini değil de, Anadolu ve Türkiye tarihini değiştirmiş ve şekillendirmiş bir isimdir. İşte bu nedenle, onu Mustafa Kemal yapan, onu değiştiren ve şekillendiren unsurların bilinmesi gerekir; aksi halde hem kendisi hem de yaptıkları eksik anlaşılır, hatta zaman zaman yanlış bile yorumlanabilir.
Mustafa Kemal’in yaşamının ilk yılları hâlâ belli belirsizdir. Daha doğrusu, bu dönemle ilgili ortada net bilgiler yoktur. Kendisi de kardeşi de bu kısmı anlatmamış ya da anlatmak istememiştir. Belki de insan psikolojisinin gereği olarak “kötü mazi geride kalır” anlayışı tercih edilmiştir. “O köprülerin altından çok sular aktı, kervanlar geride kaldı; dönmeye ne gerek var?” düşüncesiyle hareket edilmiş olabilir. Bu, son derece insani bir tutumdur.
Hristos Hristodulu, elinden geldiği ölçüde Mustafa Kemal’in doğumundan çocukluğuna, oradan yetişkinliğine uzanan karanlık noktaları aydınlatmaya çalışıyor. Fakat bu yol, yer yer karanlık dehlizlerle ve mayınlı bölgelerle dolu. Türkiye’de olsa 5816 sayılı kanun nedeniyle hakkında işlem yapılabilecekken, Yunanistan’da yaşıyor olması ona bu konuda bir “rahat yazabilme” imkânı sağlamış gibi görünüyor. Kitabın bu hali sansürlü değilse bile, sansürsüz kaleme alınmış olduğu düşünülebilir; çünkü Türkiye’de bir vatandaşın aynı ifadeleri kullanması durumunda hukuki sorunlar yaşaması kaçınılmaz olurdu.
Bu kitap size çok yeni gelen, belki de şimdiye kadar hiç duymadığınız bilgileri ve resmi tarihçilerin asla dile getiremeyeceği noktaları içeriyor. Kitabı bir bilgi kaynağından çok, bir yol haritası olarak görmek daha doğru olur. İşaret ettiği konuları, gösterdiği yönleri araştırmaya değer. Tek tük teknik hatalar ya da küçük kusurlar mevcut; fakat bunlar eserin temelini bozacak türden değil.
Benim açımdan kitabı en “can alıcı” ve “enfes” kılan şey ise, farklı ve alternatif anlatım tarzlarını, çeşitli yorumları birlikte sunması. “Böyle de deniyor, bu görüş de var” diyerek okura seçenekler bırakması, resmi tarihçilerin pek yapmadığı ama aslında yapması gereken bir yaklaşım.
Bize genelde sadece genel kanaat ya da resmi görüş verilir ve “tarih budur” denilir; diğer yorumlardan bahsedilmez. Bu kitap ise tam da o boşluğu dolduruyor.
Okuyun, okutun.