Semerkant, ilk sayfasından itibaren insanı bambaşka bir dünyaya götüren bir roman. İran’ın tarihsel dönüşümünü anlatırken, Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk’ün yollarının nasıl kesiştiğini görmek kitabın en etkileyici yanlarından biri. Dört bölümde farklı zamanlara geçerek ilerlemesi de okumayı oldukça akıcı kılıyor.
Bu roman sadece bir tarih anlatısı değil; hayallerin, kayıpların ve insanı yola çıkaran içsel arayışların hikâyesi. Belki de hepimizin içinde, ulaşamayacağımızı bilsek bile bize yön veren bir “Semerkant” vardır.
#k:193. Amin Maalouf