İlk iki kitabı okuduysan eğer psikolojini sevmediğin için devam ettiğini düşünüp uyarıyı es geçiyorum zira önceki incelemede fazlasıyla bulunmuştum, ki uyarıda bulunsamda seriye inatla hâlâ benim gibi devam eden yoldaşlarımın ne akıl sağlığı ne de kendisi iyi bir halde değildir zaten artık, maalesef ki. Çünkü benim gerçekten iyi değil, Allâh hepimize akıl sağlığı versin inşallah.
Çok zor bir inceleme yazısı olacak çünkü 'a' desem spoilera kaçıyor.
Düzenbaz'ın sonunda intihara kalkışan Afra bu kitabın başında Ölüm tarafından kontrol altında tedavi görmeye başlıyor ve yoğun bakımı halinden 100 sayfa sonunda ayaklanabilecek hale geliyor. Kızın doktoru bir organ mafyası, psikiyatrist ise 'On üç' diye tanıdığımız 13 numaralı evi yöneten psikopatımız. Yani evet normalde normal bir insan için bir organ mafyasının garip gelmesi gerekir haliyle, ama bize normalleştiği için hiçbir şeyi artık garipsemiyoruz okurlar tarafından. Şayet daha kötü senaryolarla karşılaşmıştık, hatta doktorumuz olmasına bile şükretmemiz gerekebilir durumumuz o kadar vahim.
Işıl Limae Işıl lütfen terapi seanlarımızın randevusunu alır mısın rica etsem ╥﹏╥
Yüz sayfa tedavi süreci devam ettikten sonra bir şekilde kendimizi tekrar mayın tarlasında buluyoruz ve sanki hiçbir şey olmamış gibi Ölüm oyunlarına oynamaya devam ediyor.
Bizimkiler Afrayı canlı kanlı görünce hepsinin ağzı beş karış açık bir şekilde karşılıyorlar gariplerim öldü sanmışlar, kimsede oturup ne olduğunu bittiğini söylememiş. Uzun lafın kısası Ölüm ve diğerleri evdeki kimseyi adam yerine koyupta aylardır birlikte yaşayıp tutsak kaldıkları arkadaşlarının halinin nasıl olduğunu açıklama zahmetine girmemiş *_*.
Karakterlerle olan bağımız artarken, Gökhan hariç malum kendisi bir süreye kadar bize tripliydi ki haklı, daha fazla gerçek gün yüzüne çıkıyor. Geçmiş hakkında itiraflar söylenmeye devam ediyor. HANİ BAYA ÇOK İTİRAF DİYİM. Adam düzenek kurmuş her şeyin dakikası dakikasına hem video hem ses kayıtları var. Manyak olduğunu üstelememe gerek yok artık sanırım.
Tabii bu zaman diliminde koynumuzda yılan beslediğimizide öğrendik ki yetmiyor hâlâ kahpeliğine bu karakterimiz devam ediyor
,kelimelerin yetmediği yerdeyim artık o yüzden susuyorum çünkü çok kızgınım bu şahsa,.
Hainlerimiz birle sınırlı kalmıyor ve zamanla artıyor bazılarımız içeriye sızmış malum. Kendisi yalan söyleyenlerden nefret ettiğini söylüyor lakin yalan kuyularının içinde yüzdüğünü gördüm ben, inşallah yanlış görmüşümdür.
İlk hain beni hayal kırıklığına uğratmasada Gökhan ile en çok onu sevdiğim ”malum şahıstan” beklenmiyecek hareketler gördü bu gözler, üzüldüğüm bir şey varsa bu kitapta o da bu ihanettir öyle söyleyeyim. Hayal kırıklığına uğrattı, şu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında en bağlandığım ve en sevdiğim karakter desem cidden abartmış olmam inanın ki. Tabii daha hiçbir şey net değil o yüzden bu dediklerim sadece Gökhan ve benim teorilerimden ibaret diyebiliriz. Ama hiç iyi şeyler dönmüyor arka planda onu söyleyebilirim.
Zaman böyle akıp geçerken ölen ölene kalan kalana diyebilirim Kayıp sayısı gün geçtikçe artıyor. Her neyse.
Konudan bağımsız Gökhan'a çok yüklendiler herkesi geçtim annesinin yaptıkların neydi cidden yazıklar olsun ya. Çocuğa ben ağıt yaktım burada bazılarının silkinde değil.
-Malum küfür sansürü enshbse-
Çok yüklendiler üstüne ben öldüm dirildim burada kaç defa, Gökhan'ın yaptığı tek şey olanları kabullenmek vallahi helal olsun şapka çıkartıyorum çocuğa.
İkinci kitaptan beri Çağrı çok minnoş bir şey oldu Kutay zaten gözümden düşmüştü onun yerini Çağrı üstlendi snshnewn.
Sarp'sa onun hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum Ölüm bir taraflarından görev diye kazık çaktı. Çocuğun tek suçu kafasını kaldırmamak çöp atarken abi, sen ne kadar onu son tanık olarak göstersen de durum böyle. Kafana göre rehine alamazsın kardeş kimseyi. Ona kalırsa bende okuduğum şeylere göz yumuyorum ve elim kolum bağlı, benide 8. tutsak olarak alabilirsin Ölüm en azından Gökhan'a yardımcı olabilirim, belki bir süre çünkü Gökhan iyi değil diye duydum. Bir süreden sonra tahminlere ben devam ederim ve bu düşünceleride Afra'nın gözünü açmak için 𝘚𝘰𝘯 𝘈𝘬ş𝘢𝘮 𝘠𝘦𝘮𝘦ğ𝘪 tablosunun önünde anlatabilirim. Bence gayet makul bir teklif dnshshbe. Travmalarımı anca böyle şakalarla kapatabiliyorum lütfen çok sorgulamayın cidden iyi değilim HANİ CİDDEN DEĞİLİM Sarp ile birlikte evi kemirmeye başlıcaz bu gidişle. Işıl Limae Işıl acilen 4. kitap çıksın çünkü ben bu yarım kalmışlıkla hayatıma nasıl devam edeceğimi bilmiyorum. Bir yarım 13 numaralı dairenin içinde kaldı.
Kitabın sonunu, başlamadan hemen önce bir edit videosu sayesinde spoiler alarak başladım ne yazık ki -edit hazırlayan kız insan başına bir uyarı koyardı ne vicdansız çıktın-.
Spoiler almama rağmen son 3-4 sayfaya kadar hâlâ yalanlıyordum ama o sayfaları okuyunca bana bir şok dalgası vurdu içten içe istemiyordum hep, bilsem bile reddiyordum.
Ki hâlâ bir tane umut kelebeği reddediyor yaşayacağı yönünde ümitli. İnşallah yaşar çünkü onsuz nasıl devam eder bu hikâye cidden bilmiyorum... Ama Ölüm'ün bir planı vardır daha açıklanmayan itiraflar var onlar öğrenilmeden bir tutsağını öldürme kararını katiyen almamalı. Bunu ben değil Ölüm kendisi söylüyor. O yüzden şahsi fikrim ölen kişinin 9 canlı bir kedi olduğunu varsayarak Azrail'e baş koyup yaşayacağını düşünüyorum. Öyle umut ediyorum...
Fazla konuştum susuyorum koşun okuyun okunmadan daha fazla bir şey denmez cidden serinin temelini oluşturuyor kitap.
Gözünüzü 600 sayfa olması korkutmasın 1 yıldır reading slumptan kurtulmaya çalışan ve düzensiz okuyan ben için Düzenbaz ve Cambaz kurtarıcılarım oldu. Zaten dili akıcı yalanıp yutulcak kurgu lakin travmalar yükleniyor işte o biraz yavaşlatabilir...
Seriye aşık olduğumu bir milyonuncu kez dile getiriyorum gerçekten hastası ve bağımlısıyım -lütfen psikolojimi sorgulamayın cidden yok artık-. Ölümle aramdaki fark sanırım onun teşhisi konmuş deli olması çünkü bizi de delirtti burada. Gecenin 3üne kadar okumamdan pekte garipsenecek bir durum değil sanırım. Ama napabilirim elden bırakılmıyor ip üstündesiniz sürekli “Şimdi nolacak peki?” sorusu hep dönüp duruyor.
Demem o ki OKUYUN. SADECE OKUYUN. KOŞUN OKUYUN. Ve bana teşekkür edin
-lütfen sövmeyin, kitabı ben yazmadım kiii:)))-
Işıl ola ki yaşadığım şehirde imza olursa bizzat teşekkürlerimi ileteceğim bizi sağlam delirttiğin için<333.
Cok guzel bir inceleme olmus, ellerine sağlık! Ben hala malum sondaki karakterin bilerek böyle bir sey yaptığını düşünüyorum ya, kendi kafamda teoriler ürettim🫡