·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Kasım 2025 21:29 "Böylece Semerkand, insanla kaçamayacağı yazgısının yollarının kesişmesinin simgesi haline gelmiş."
Amin Maalouf her kitabıyla daha da bir sevdiğim yazar oluyor. Kütüphanemde geniş bir yer edinmeye başlıyor yavaş yavaş. Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk arkadaşlığı etrafında şekilleniyor kitabımız. Karahanlı Semerkand'ında başlayan hikaye Selçuklu İsfahan'ına doğru yol alıyor. Ardında da Meşrutiyet ve Monarşi çatışmalarıyla mücadele eden İran'a uzanıyor. Hayyam'ın, Sabbah'ın ve Nizamülmülk'ün hayatına, kavgalarına, davalarına ve mücadelelerine tanık oluyoruz. Yüzyıllar sonra ise Benjamin Ömer'in hayatına tanık oluyoruz. Rubaiyat, evet Hayyam'ın rubailerinin yazılı olduğu kitap. Bir kitap ve birçok hayat iç içe beraber akıyor ki insan düşünmeden edemiyor; kitap, insan ve yaşam birbirinden ayrılır mı hiç? Kitaplarda onlarca hayat yaşıyoruz dediğimizde bize gülenler var, halbuki bu şüphe götürmez bir gerçek.
İnanç, inanıyorum ki fani dünyadaki en güçlü duygulardan birisi. Hayyam'ın bilime ilime olan inancı ve tutkusu; Sabbah'ın seçilmişliğine, batınilere inancı, kararlılığı ve inadı; Nizam'ın dinine, devletine bağlılığı, intikam duygusu ve inancı. Yaptıkları, bağlandıkları şeyler farklı olabilir ama temelde aynı inatla hareket ediyorlar. Birbirlerinden ayrıldıkları farklılıkları kadar zekaları gibi benzerlikleri de dikkat çekiyor.
Hayyam ve Cihan aşkıyla, ayrıca dönem olayları ile, beslenen Rubaiyat; Benjamin ve Şirin aşkıyla kayıplara karışıyor. Tuhaf. Aşkla başlayıp, aşk ile yok olmak gibi geldi bana bu durum. Bir dönem olayları ile şekillenen Rubaiyat, başka bir dönem olaylarını sessizce izlemekte idi. Ki rubaileri her dönem için bir ışık aslında. İnsan ne kadar değişti ki yüz yıl, bin yıl önceden beri? Aynı insan aynı yaşamlar, sadece karakter değişiyor. Bu cümleyi Hitit döneminde geçen bir Ahmet Ümit öyküsünün incelemesinde yazdığımı hatırlıyorum yıllar evvel. Hitit, Selçuklu, İran...
Kitabın son paragrafı bir boşluk yarattı içimde, neden böyle oldu?
"Yaşam soluğumuzun kaynağını soruyorsun
Çok uzun bir hikâyeyi özetlemek gerekirse
Derim ki çıkmış ummanın derinliklerinden
Sonra umman yutuvermiş onu yeniden."