Puan vermedi·192 syf.··Beğendi
· Irène Némirovsky’yi ilk kez Yanılgı ile tanımıştım. Henüz otuz dokuz yaşındayken bir toplama kampında öldürülen bir yazarın metinlerinin yıllar sonra kızları sayesinde gün yüzüne çıkması, eserleri benim için daha da anlamlı kılıyor.
Bu kitapta yer alan Balo ve Düşman, ayrı iki hikâye gibi görünse de tema aynı: annelikle kurulamayan bağlar ve sevgisiz büyüyen çocuklar. Her iki metinde de, annesinin sevgisine muhtaç iki genç kızın gözünden ilerliyoruz. Henüz 14–17 yaşlarında ama yaşadıklarına karşı kendi yollarını bulmaya çalışan karakterler bunlar.
Söylenmeyenler, bakışlar, mesafeler ve suskunluklar öne çıkıyor. İntikam baş rolde ama bunu hiç çaktırmıyor.
Anne-kız ilişkisi ve sevgi ihtiyacı, sade bir dille hikâyenin merkezinde yer alıyor. Dönemin Fransa’sı da metnin arka planında hissediliyor.
Düşman, yalınlığıyla öne çıkarken; Balo, daha ince ve ironik bir hesaplaşma gibi ilerliyor. Ders kitaplarında okutulmuş, opera ve tiyatroya uyarlanmış.
Ve hikayelerde bir kez daha anlıyoruz ki; bir annenin çocuğunun hayatındaki yeri hem büyük bir şans, hem de çok büyük bir güçtür… Bazen varlığıyla, bazen de yokluğuyla.
Çokça sevdim, naçizane #tavsiyemdir.