Yazarımızdan okuduğum ilk eser oluyor kendisi. Çok büyük beklentiyle başlamadığım, konusu hakkında bile çok bir şey bilmediğim bir kitaptı ve tahminimden çok daha beğendim.,
Konusundan kısaca bahsedersem;
Eser iki hikayeden oluşuyor.
Balo;
Ana karakterimiz annesiyle hiç iyi anlaşamayan, annesi tarafından hep dışlanan, küçük görülen, anne sevgisi ve ilgisini hiçbir şekilde bulamayan küçük bir kız çocuğudur. Bu sevgisiz ortam onda çok büyük kıskançlıklara (annesinin/etrafındakilerin yaşadığı aşkı ve gençliği kıskanır), nefrete, öfkeye dönüşür. Bu küçük kız öfkesine yenik düşerek annesinin ona olan davranışlarından intikam almak ister ve hiç beklenmedik şekilde annesinin cemiyete girip, statülerini yükseltmek için çok önem verdiği baloyu sabote eder
Düşman;
Ana karakterimiz Gabri anne sevgisi bilmeden, annesinin ilgisizliğiyle ve babasının işi nedeniyle başka bir ülkede yaşaması sonucu yokluğuyla yaşayan küçük bir kızdır. Küçük kız kardeşiyle ve evdeki her şeyle o ilgilenir, annesi ise babasının yokluğunda başka damlarla görüşüp eve asla uğramayan bir kadın haline gelmiştir. Gabri'nin hayatı bir gün küçük kız kardeşinin trajik ölümüyle tamamıyla değişir. Aile bambaşka bir yere taşınır ve maddi durumlarını düzeltirler ancak Gabri küçük kardeşine olanları asla unutmaz ve hep annesini suçlar, ondan intikam almak için bekler. Annesini yaralayacak şeyin aşk olduğunu farkeder ve annesinin babasını aldattığı adama kendini aşık etmeye çalışır ancak bu plan bambaşka sonuçlara sürükler hikayeyi...
İki hikaye de anne-kız bağını konu alıyordu. Yazarımızın hayatı düşünüldüğünde bu duruma şaşmamak lazım çünkü yazarımızın annesi ile arası aynı bu kitaplardaki anne kız bağı gibiymiş. Anne sevgisi olmadan büyümüş bir kız çocuğudur. Kendi psikolojisini, yaşamını bu esere yansıtmış