Gönderi

Puan vermedi·468 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 11:00
Ah nasıl güzel bir kitap bu?Tarihin bir anına, üstelik dik duruşla taçlanmış bir anına roman yazılması beni yeterince heveslendirmişti ama bu kadar güzel olacağını öngörememiştim. İspanya’da Francocuların meclisi basıp darbe yaptığı sırada herkesin yerlere kapandığı o saniyelerde üç kişinin yerinden kıpırdamadığı anı alıyor Cercas ve onu sadece tarihsel bir hadise olarak değil, ahlaki bir eşik olarak işliyor. Tarihin birkaç saniyelik bir kristal anına yapılan etik ve estetik bir zoom. Bir anı büyüteçle ahlaki bir sahneye dönüştürmek. Çünkü bu sadece politik bir an değil, bir duruş: “Bir cesaret duruşu. Bir zarafet duruşu. Bir itaatsizlik duruşu. Bir özgürlük duruşu.” Alkışlıyor o duruşu ama putlaştırmıyor. Onları ne kutsallaştırıyor ne de mitolojik figürlere dönüştürüyor. Bir kahramanlık vitrini kurmuyor. Kahramanlığa razı oluyor ama kahramanlık dinine teslim olmuyor. Geçmişleriyle, korkularıyla, tereddütleriyle, çelişkileriyle anlatıyor. Çünkü farkında Cercas, cesaret hiç de pürüzsüz değil. O, kusurlu insanın, belli bir anda kendine, onuruna ihanet etmemesiyle ilgili tırtıklı bir hadise. O yüzden yaptığı şey sadece tarih anlatmak değil, tarihin içinden insani bir çekirdek çıkarmak. Bir anı alıp, onun etiyle kemiğiyle, kanıyla korkusuyla, cesaretiyle çözümlemek. Bu kitabın insanı en çok düşündüren bir diğer tırtıklı yüzeyi ise demokrasi meselesi. Ordunun anladığı başka, kralın anladığı başka, darbecilerin başka, sosyalistlerin bambaşka. “Her şey sağlama alındı, hem de iyice.” Bu söz, diktatörlükten demokrasiye geçiş sürecinin en meşhur sözlerinden biri. Ve bunu bir demokrasi kahramanı değil, Franco söylüyor. Diğer yandan herkesin demokrasi hayali neredeyse aynı: Ceplerine sığacak kadar küçümen, ele avuca gelen, aparatlaştırılmış bir demokrasi. Demokrasinin, yüksek bir ideadan çok kırılgan bir ihtimal olduğu düşüncesi yapışıyor insana bu kitapta. Ve tabii insan, okurken Türkiye'siz edemiyor. Bizde de benzer anlar var, fazlasıyla. Ama neden bu anlar üzerine bu denli derin, bu denli titiz, bu denli edebi metinler bu kadar az? Yazanlar çıkıyor. Ama ya ham sloganlarla doluyor, ya tamamen belgeselleşiyor, ya da soyut alegorilere kaçıyor. Belki biz de haksızlık ediyoruz. Çünkü bizde yüzleşerek değil bastırılarak geçiriliyor her şey. Demokrasi hâlâ kanamalı bir yara bizde. Kabuk bile bağlamıyor ki, sakinleşip derdimizi anlatabilelim.
Edebiyat
Bir Anın AnatomisiJavier Cercas · Everest Yayınları · 202232 okunma
·
1.571 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sedece inceleme yazısındaki son paragrafın için bile bu kitap okunur. Sırasını bekliyordu, öne aldım...❤️
Emel Keleş
Gönderi Sahibi
Ne mutlu bana ki vesile oldum ☺️