Paravan farklı bir yazarın elinde çok daha çekici olabilecek bir hikâye içeriyor. Konu ilginç, farkı ama anlatım eksik ne yazık ki.
Hikâyenin bir çok yerinde çatlaklar var. Hikâyedeki çatlaklar küçük olsa da dikkatli bir okuyucunun gözünden kaçmalarına imkãn yok. Yazarın ilk kitabı olduğu için mazur görülebilir. Tabii tek sıkıntı bu olsaydı.
Ana katakterimizin adı David Raker. Kendisi eski bir gazeteci ve uzmanlık alanı kayıp insanları bulmak. Bu kez Alex isminde kayıp bir kişiyi arıyor ama Alex'in durumu biraz garip. Alex yıllar önce ortadan kaybolmuş, birkaç yıl sonra kaza yapıp yanan bir aracın içimde cesedi bulunuyor. Bir süre sonra da Alex'in annesi David'in kapısını çalıp oğlunu bulmasını istiyor. Çünkü yıllar önce ölen oğlunu gördüğünü iddia ediyor kadın.
Dediğim gibi hikâye ilginç. Fakat pek çok yazarın ortak sorunu olan ana karakteri iyi anlatamama sorunu bu hikâyede de mevcut. Hikâyenin sonuna kadar ısınamadım David Raker'e. Çünkü yazar karakteri iyi anlatamamış bana göre. Bu sorun diğer karakterler için de geçerli. Ne kötü adamları, ne de iyi adamları özümseyemiyoruz.
David Raker'in olayın peşini bırakmamasının ardında yatan psikolojiyi de, kötü karakterlerin kötülük yapma nedenlerinide yüzeysel anlatmış yazar. Bir yerlerde hep eksik bir yan kalmış. Hatta bazı kısımlarda saçmalamanın eşiğine kadar gelinmiş.
Çok da akılda kalacak bir kitap değil ne yazık ki. Okunur ama çok çok büyük bir beklentiye girmemek gerek diye düşünüyorum.