Gönderi

10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 18:42
“Göz”ü ikinci kez okuyorum ve ilginçtir, bu kitap aynı zamanda hayatımda okuduğum ilk Stephen King romanıydı. İlk okumamdan bu yana yıllar geçmesine rağmen, kitaba yeniden döndüğümde aynı gerilim hissinin, aynı duygusal etkiyi hâlâ koruduğunu fark ettim. Carrie’nin dünyasına yeniden adım atmak, özellikle onun yalnızlığı ve sürekli maruz kaldığı baskının ağırlığını tekrar hissetmek gerçekten etkileyiciydi. Stephen King in karakteri öyle gerçekçi bir kırılganlıkla işlediğini düşünüyorum ki, yaşadığı her haksızlık insana dokunuyor. Annesiyle olan ilişkisi ise ikinci okumada bana daha da sarsıcı geldi; kontrol ve fanatizmin nasıl bir insanı içten içe çökerttiğini çok iyi gösteriyor. Telekinetik güçlerin devreye girdiği kısımlar hâlâ ilk okuduğum zamanki gibi etkiliydi. Baloya doğru ilerlerken oluşturulan o yükselen gerilim, King’in neden bu kadar güçlü bir anlatıcı olduğunu bir kez daha hatırlattı. Ve balo sahnesi… tekrar okumama rağmen tansiyonunu, trajedisini, Carrie’nin içindeki o kırılma anını sanki ilk kez okuyormuşum gibi hissettim. Kitabın rapor, mektup ve farklı anlatıcılar kullanması da hikâyeye geniş bir çerçeve veriyor. Bu yapıyı ikinci okumamda daha çok takdir ettim çünkü olayların hem içerden hem dışardan nasıl göründüğünü fark etmek daha kolay oluyor. Bitirdiğimde yine aynı ikilemle kaldım: Carrie’ye çok büyük empati duyuyorum ama bir yandan da gücünün kontrolden çıkışı ürkütücü bir etki yaratıyor. Belki de King’in asıl başarısı, okuru bu gri alanda bırakabilmesi. Kısacası, “ Göz ” benim için sadece bir kitap değil; King’le tanıştığım, tekrar okuduğumda bile etkisini kaybetmeyen özel bir deneyim.
1000Kitap
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.