Gelme Ey Sürur
Puan vermedi·80 syf.··
2025 93. kitabı
Byung-Chul Han, Güney Kore'de doğmuş, Almanya'da felsefe eğitimi almış kültür üzerine yoğunlaşarak eserler veren bir kuramcıdır. Açık konuşmak gerekirse, bu eser oldukça sloganik ve okuyanı ne okuduğuyla alakalı gaza getirmeye çok uygun bir tarzda inşaa edilmiştir. (Burada tamamen kitabın yazılışındaki yola çıkışı tarif etmeye çalışıyorum; kitabın ne demek istediğinden bağımsız olarak.) Bunun sonucunda da ortaya çıkan eser şunu vaad etmektedir: Benden herhangi bir cümleyi cımbızlanıp bir yerde paylaştığında oldukça "like" alırsın! Hatta kitap bu noktada insanı şevklendiriyor, gaza getiriyor ve tahrik ediyor. Peki, kalabalıklarla da iletişime geçme kudretine sahip Byung-Chul Han'ın gerçek etki alanının çapı neden bu kadar küçük gözüküyor bu afsunlaşmış dünyaya karşı; birileri de bunu düşünmeli sanırım. Tabi burada afsunlanmak yerine uyuşturulmuş diyeceğiz usule uygun olarak. Kitabın muhtevasına gelecek olur isek, aslında Han bir neo-liberalizm eleştirisi yapıyor. Peki, bu eser özelinde temel eleştiri noktası nedir? "Acıya karşı uygulanan anestezidir.". Han bu konudaki alegorisini kurarken çok güzel kelime seçimi yapıyor. Palyatif tıp kavramından, palyatif'i tek bırakıyor ve bunu toplum için kullanmaya başlıyor. Palyatif tıp zahiren ölüme çok yaklaşmış insanların acılarını olabildiğince azaltmak adına anestezi ve ağrı kesiciler ile sakinleştirilip, duyarsızlaştırılıp hayatlarını mutluluk üzerine sonlandırmalarını sağlamaya çalışmaktır. Han diyor ki; buna benzer bir yaklaşım artık toplum ve bireylerin üzerinde de vardır. Hatta insan organizasyonunun her bir noktasında da bu geçerlidir. İlk örneği siyasettir mesela; siyaset hiç bir zaman için gerçek bir çözüm için acı ilacı içmeyi istemez artık; bunun yerine risksiz, hiç bir şey söylemeyen ortada bir yolu tercih eder. Maddeler ile örnekleri ve çıktıları bir rastgelelik ile farklı denemelerden yazmaya devam edelim aşağıda. -Sanat artık mutluluk üreten bir metaya dönüşmüştür -Her şeyi "like" lama kültürü ortaya çıkmıştır -Pandemiden kaynaklı biyopolitize olma durumu karşısında insanlar hayatta kalma güdüsü nedeniyle karantina ve izolasyonlara karşı tepki koyamayacak kadar uyuşuk kalmışlardır -Deneyimlerden uzaklaşıp aynılık yaşanmaya başlamıştır ( hatta kendi ifadesiyle aynının cehennemi) -Modern dönem mutluluk zorbalamasına girişmiştir; acı herhangi bir yerde olmamalıdır -Mutsuzluk (yani acı) depresyon ve hastalık ile ilişkilendirilip dışarıya/öteye çıkarılmaya çalışılmıştır -Pandemi gözler önüne sermiştir ki; hayatta kalma fikri her şeyin ötesinde bir amaç kazanmıştır. Nasılından ve niçininden bağımsız olarak... -Acının reddi birbirimize olan şefkat ve rahmeti elimizden almıştır -Dijitalleşme anestezi uygulamasıdır -Hakikat acı ile yakından ilişkilidir. Elin, ayağın varlığını bilmenin ötesinde sendeki hakikati onlardaki acıları farketmeyle anlaşılır -Acıya maruz kalmamak yaratıcı düşünceyi ve farklı olmayı da ortadan kaldırmıştır -Pandemide, acı anestezikler ile sadece vaka sayısı gibi istatiklere dönmüştür -Acının varlığı, hissetmeye ve yaşamaya dairdir. Byung-Chul Han bunca şeyi söyledikten sonra bilseydi Rasih'ten şöyle derdi: "Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürur! Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne" *** Kişisel bir selamlama ve not olsun Elhamdülillah evde iki kişi olunca gözden kaçabilecek bazı kitaplar güzel gözlerin filtresinde geçip bana kadar gelebiliyor.
Felsefe
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,349 okunma
·
108 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sloganik tarzda oluşunun üstünde hiç durup düşünmemiştim. Şaşırdım.