Direnen Çiçek, Yenilen İnsan
Puan vermedi·160 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 23:10
Tolstoy’un 1896–1904 yılları arasında kaleme aldığı ve ölümünden bir yıl sonra yayımlanan kısa romanıdır. Tolstoy’un son romanı olması, ayrıca bu eserin gündemde kalmasına neden olmuş olabilir diye düşünüyorum. Romanda Tolstoy, Çeçenistan’ın halk kahramanı olan Hacı Murat’ın hayatını konu alır. Çeçenistan’ın Ruslarla yaptığı savaşları, bölgenin en önemli liderlerinden Şeyh Şamil ile Hacı Murat arasında yaşananları kendi kurguladığı biçimde okura sunar. Romanda tanıdığımız Hacı Murat ve Şeyh Şamil ile, tarihsel bilgi kaynaklarında karşılaştığımız bu iki önderin birebir örtüştüğünü söylemek pek mümkün değildir. Bu durum, okurda ciddi bir kafa karışıklığına yol açar. Kendi adıma bu durum, bende sürekli kahramanlık ve liderlik kavramlarını sorgulamama neden oldu. Çünkü Tolstoy onları yüceltmek yerine, özellikle zaaflarını ve çelişkilerini ortaya koyar. Roman boyunca Hacı Murat’ın hiçbir davranışını ne kahramanlığa ne de bir öndere yakıştırabildim. Ailesini her şeyin önüne koyması, sadece onların kurtuluşu için yıllarca savaştığı, düşman olduğu Ruslara sığınması bana göre hiçbir davranış biçimine sığmıyordu. Şeyh Şamil gibi bir liderin ise naibi Hacı Murat’a bu derece düşman kesilmesi ve ailesine her türlü kötülüğü yapabilecek noktaya gelmesi de böyle bir öndere yakışmadı. Ben daha ziyade, Rusların da düşündüğü gibi, Hacı Murat’ın Şeyh Şamil ile anlaşarak Ruslara sığındığı fikrine daha sıcak baktım. Çünkü bu davranış biçimi bence iki lidere de en çok yakışan ihtimaldi. Romanın girişinde anlatıcının yolunun üzerinde rastladığı deve dikeni çiçeğini zorlayarak koparması ve bu çiçeğin koptuktan sonra bile doğaya teslim olmayışı, bende başta büyük bir heyecan uyandırdı. Bu çiçeğin ölüme karşı direnişinin, ezildiği hâlde yaşamaya tutunma çabasının Hacı Murat’ın hayatıyla özdeşleştirilecek olması, romana olan ilgimi daha da artırdı. Ne yazık ki roman ilerledikçe bu deve dikeni çiçeğinin direnişine de güzelliğine de çok üzüldüm. Ayrıca Hacı Murat’ın hayatının ve ölümünün bu (Tatar) çiçeğine benzetilmesini hiç yakıştıramadım. Üstelik Hacı Murat’ın ölümüne son darbeyi, kendi gibi “Hacı” olan birinin indirmesi çok düşündürücüydü. Hacı Ağa da kendisi gibi Ruslara sığınmış biriydi. Neredeyse insanın ona “dönek” diyesi geliyor. Sanırım Tolstoy bilinçli bir tercihle bu romanda kahramanlık olgusuyla oynuyor. İnsanın savaşta gösterdiği cesaret görüntüsü aldatıcı olabilir; fakat derinlerde Hacı Murat, sıradan bir insanın çelişkilerini yaşayan bir kişidir. Bence bu roman, kahramanlık ve önderlik kavramlarını altüst eden bir yapıdadır. Deve dikeni Tatar çiçeği koparılmasına rağmen hâlâ dik durmaya çalışırken, romandaki liderler insan zaaflarıyla ezilirler. Sanırım gerçek yücelik, bize sunulan kahramanlık mitlerinde olduğu gibi değildir. Yücelik, doğanın kendi doğal hâlinde bulunur. Romanda Hacı Murat, insan doğasının sınırlılıklarını ve korkularını açıkça yaşayan sıradan bir kişidir.
İnceleme
Hacı MuratLev Tolstoy · Can Yayınları · 201918,5bin okunma
·
194 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.