Merhaba arkadaşlar, nasılsınız?
Bugün sizlere öyle güzel bir kitap ile geldim ki… Nasıl bitti gerçekten anlamadım. #herayokuyanlarkulübü ile okumak ise ayrı bir keyifti.
İçeriğinde ne mi var?
Dostluk, kardeş bağları ve en önemlisi aşkkk. Her detay ve olay mükemmel işlenmiştir.
Gelelim konusuna:
Güneş, yıllar önce anne babasını kaybetmiş; abileri ve kardeşiyle birlikte babaannesi tarafından büyütülmüş. Çok zeki olduğu için öğretmenleri tarafından fark edilip üst sınıflarda okumuş.
Şu anda Kore’de bir hastanede çalışan, çok yetenekli bir beyin cerrahisi profesörüdür. Aynı zamanda özel ve anlamlı bir sosyal projede görev almaktadır. “Gerçekten harikasın!” dedirten cinsten biri. Yanında da onu hiç yalnız bırakmayan iki dostu vardır: Kean ve Maxim. Onlara arkadaş demek az kalır; resmen can bağı…
Bir gün hastanede bir çekim olacağı ve bir aktörün beyin cerrahı rolü için ona danışmanlık yapması istenir.
Kalbi güzel Güneş bunu tek bir şartla kabul eder.
Ve sahnede Han Min Jae belirir. Oynayacağı filmdeki rol için Güneş’le yolları kesişir—hem de ne kesişme! Daha ilk dakikadan birbirlerine nötrler ama aralarında görünmez bir bağ oluşur.
Min Jae, karşı eve birilerinin taşındığını fark edip hayırlı olsuna gittiğinde kapıda Güneş, Maxim ve Kean’ı görünce şok olur.
Birlikte çalıştıkça aralarındaki çekim artar. Ama Güneş’in duvarlarını yıkmak kolay değildir. Dostları bile artık ona “Kendine bir şans ver” der.
Kalbine söz geçiremez…
Yola birlikte çıkmaya başlarlar. Ahh bizim Koreli bey çok kıskanç çıkar! Özellikle Maxim’e karşı… Çünkü onların dostluğu çok farklıdır, aralarındaki samimiyet dikkat çekicidir. Buraları okurken yalan yok, Min’e hak verdim. “Hangi erkek kıskanmaz ki?” dedim ama bazı yerlerde abarttı, Güneş’e de kızdım.
Sonra Güneş’in geçmişte yaşadığı acı olayı öğrenince… Gözyaşlarımı tutamadım. “Bu nasıl bir şey ya!” dedim.
O olaydan sonra Maxim ile yollarının kesişmesi ve kurdukları sıkı dostluk…
Bir de kardeşi Ufuk vardı ki, onu ayrı sevdim. Güneş ile atışmalarını okumak çok keyifliydi.
Kitap baştan sona merak uyandırıcıydı.
Derken Maxim bir kaza geçirir ve Güneş apar topar onun yaşadığı ülkeye gider. Uzun bir süre orada kalır. Ayy neler oldu neler… Anlatsam spoi olur.
Ama kitabın sonunda öyle bir şey oluyor ki,
“Hadi canım!” diyerek bitirdim.
Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Her Ay Okuyanlar Kulübü