·314 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Nisan 2020 19:27 Yaklaşık 5 buçuk yıl önce yazdığım incelemeyi arz ederim :)
Deneme bir-ki...deneme bir-ki...
Sesim geliyor muu?
Geliyor. Hah süper!
"Kâinatın aynasıyım
Mademki ben bir insanım."
Ne diyor bu kadın, demeyin.
Ben demiyorum, meslektaşım Montaigne diyor canım.
Gerçi ne yalan diyeyim, ben de böyle diyorum.
Diyorum ama, insanı üst varlık kabul etmeden, Evren'deki her şeyin insanın hizmetine yaratıldığını iddia eden hastalıklı yaratılış hikayelerinin aksine,
Insanın da kuştan böceğe, taştan toprağa varana dek her şey gibi Evren'nin bir parçası olduğu kabulüyle, diyorum bunu.
İnsan, en akıllı, en aciz, kimi zaman mükemmel, çoğu zaman en tehlikeli varlık...
Montaigne der ki;
Ben bir insanım. Doğayı görmek istersem, kendine bakarım.
Iyiliği, kötülüğü, acıyı, sevinci, merhameti, acımasızlığı, hırsı, öfkeyi, sabrı, metaneti ve insana hatta Evren'e atfedilecek ne kadar kavram varsa hepsi için kendime bakarım.
Tanrı'yı dahi kendimde ararım.
Eleştirilmeyi severim eksiklerimi tamamlama fırsatı verir bana.
Böbürlenmem, en iyi akıl benim ki demem.
Akıl akıldan üstündür bilirim.
Bana doğru gelen şey sana yanlış gelir ve ben bunu da kabul ederim.
Dunya'nın en yüce tahtına da çıksam, kendi kıçımın üstüne oturduğumu da bilirim.
Çünkü kral ile çobanın aynı iştahla acıktığını, ikisinin de kendi gücü dahilinde hayatta kalma savaşı verdiğini, günü gelince öleceklerini,
Ikisi nezdinde herkesin "sadece insan" olduğunu bilirim.
Ölmek...
Kimine göre bir son,
Kimine göre bir başlangıç.
Kiminin korkulu rüyası,
Kiminin kurtuluş reçetesi...
Bilmek...
En çok bilinenin aksine en az bilinenin yadsınamaz çekiciliği
En az bilinenin, en çok inanılan şey olması gerçekliği.
Bilmek, çoğu zaman hatta her zaman
Sadece "haddini bilmek."
Ahlâk...
Kimine göre erdem
Kimine gore bir maske...
Insani doğayla açıklamış olan Stoacılardan (Sokrates ve Platon başta olmak üzere) büyük ölçüde etkilenen Montaigne, buna ek olarak Rönesans ile peyda olan insanı insanla açıklayan felsefeyi de önüne katarak kendisi üzerinden yaptığı tahlilleriyle ilk ve tek eseri Denemeler'de herkese kendisinden bir şey buldurmayı başarmış.
Okudukça kendinizi buluyor, kendinizi buldukça daha çok okuyorsunuz.
Öyle bir kıvama getiriyor ki okuru, katılmadığınız düşüncelerine bile, " o da kendine göre hakli herhalde" diyiveriyorsunuz..
Mesela haddinden fazla ataerkil cümleleri beni tav ettiyse de yaşadigi çağın nihayetinde orta-çağ olduğunun ayırdına vararak hak verdim kendisine.
Düşünsenize ben hak verdim. Feminist şahsım şoklarda yani. :)))
Ailesi hayatta olduğu halde, babası tarafından köylü bir ailenin yanına verilip varlık içinde yoklukla büyüdüğü için mi,
Şatosuyla, hizmetçileriyle, "derdi yoktur bunun" dedirtecek kadar zengin olmasına rağmen dört çocuğunu da bebekken kaybetmiş bir baba olmasından mı,
Onu acılarla kıvrandıran hastalığı mı Montaigne'yi bu kadar ayrıcalıklı aynı zamanda bizden biri kılan?
Bilinmez.
Iyisi mi okuyun, siz karar verin.
Sevgiyle kal kâinatın aynası insan.
Çav bella...