8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 21:08
zamanların en iyisi ve en kötüsü… daha ilk cümlesiyle bile insanı içine çeken iki şehrin hikayesi, neden yüzyıllardır etkisini kaybetmeyen bir eser olduğunu daha en başta hissettiriyor. dickens, devrimin gürültüsüyle karışan yolsuzluğu, soyluların sıradan halkı nasıl ezdiğini ve bütün bu baskının zamanla nasıl tehlikeli bir öfkeye dönüştüğünü öyle güçlü bir şekilde anlatıyor ki, okurken tarihten çok insan ruhuna dair bir şey okuyormuş gibi hissetmemek imkansız. fransa ve ingiltere arasında geçen bu hikâye, tarihsel arka planını sadece dekor olarak kullanmıyor; tam tersine, her sahnenin duygusunu şekillendiren bir atmosfer yaratıyor. giyotinin gölgesi, insanların kanını tatlı bir şarap gibi içen o korkunç tutku, devrimin nasıl bir çılgınlığa dönüşebildiğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. ve tüm bu sertliğin içinde filizlenen aşkların, karşılık bulamamış sevdaların varlığı insanın yüreğine dokunuyor. kitapta çoğu karaktere üzüldüm, empati besledim ama sydney carton’a duyduğum üzüntü bambaşka… onun hikâyesi, romanın yalnızca belli kısmında işlenmiş olsa da, tamamına yetecek kadar etkileyiciydi. fedakârlığının büyüklüğü, insanın içini hem acıtıyor hem de garip bir şekilde umutlandırıyor. devrimden sonra masumların, hatta küçücük çocukların bile gözünü kırpmadan kurban edilmesi ise romanın en sarsıcı kısmıydı; okurken gerçekten ürperdim. bütün bu yoğunluğa rağmen, kitap o kadar çabuk akıp gitti ki, bittiğinde insan kendimi eksik hissetmekten alıkoyamadım. keşke biraz daha uzun olsaydı… çünkü bu atmosferde biraz daha kalmak, bu karakterlerin hikayesini ve yazarın muhteşem kalemini daha fazla tatmak isterdim.
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.